| Yazar | : | Ruşen Çakır |
| İsbn | : | 9753424221 |
| Yayın Tarihi | : | Eylül, 2**3 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 179 |
| Ölçü | : | 13 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Metis Yayınları |
18 yıldır gazetecilik yapıyorum. Birçok konuda yazı dizileri hazırladım. Ayrıca birçok kitabım yayımlandı. Kitaplarımda, önceki dizilerimden istifade ettiğim; bazı kitaplarımı yayımlanmalarının hemen önce ya da sonrasında yazı dizisi halinde özetlediğim oldu. Ama hiçbir zaman bir yazı dizisini kitaba dönüştürmedim. Daha doğrusu elinizdeki kitaba gelinceye kadar dönüştürmemiştim.
Ülkücü hareket üzerine Milliyet gazetesinde 1994 ve 1998 yıllarında iki ayrı dizi hazırlamıştım. Bunlar belli bir ilgi görmekle birlikte, ülkücülerin içlerine kapalı yaşamaları, medyaya, özellikle de benim gibi "solculuğu tescilli" gazetecilere güvenmemeleri nedeniyle bir noktada gelip tıkanmıştık.
Vatan'da, Genel Yayın Yönetmeni Tayfun Devecioğlu bana MHP ile ilgili bir dizi hazırlamamı önerdiğinde, geçmişteki deneyimlerin belki bir adım ötesine geçebileceğimi umdum. Amacımız yaklaşık 40 yıllık bir siyasi hareketin, özellikle de son yıllarının muhasebesini yapmaktı. Ama bu harekette eleştiri ve özellikle özeleştiri geleneğinin tam oturmadığını bildiğim için işimizin çok zor olacağını düşünüyorduk.
Dizi başlar başlamaz karşılaştığımız geniş, yoğun, aktif ve olumlu ilgi bu nedenle bizi çok şaşırttı. Aslında röportajlar için ilk görüşmeleri yapmaya başladığımız andan itibaren ülkücü harekette çok şeylerin değişmiş ve değişmekte olduğunu görmeye başlamıştık.
Dizi çalışmalarına. 12 Ekim 2003 tarihinde yapılacak olan MHP 7. Kongresi için adayların yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladığı Haziran ortasında başladık ve ilk bölüm 6 Temmuz'da yayımlandı. İlk günden itibaren diziyi gazeteden takip eden ülkücülere, hareketlerinin dünü, bugünü ve geleceği hakkında görüşlerini yollamalarını istedik. Dördüncü günden itibaren de bunları "Taban Konuşuyor" başlığıyla yayımladık. Günde ortalama yüz e-posta ve faks geldi. Türkiye'nin dört bir yanından yazan, değişik siyasi oluşumlardan yüzlerce ülkücü en samimi duygularını, öfkelerini, eleştirilerini, beklentilerini, hayal kırıklığı ve umutlarını bizden de esirgememişti. Bu sefer gelen mektuplardaysa hiç ama hiç küfür ve hakaret yoktu. Gelen mektupların çok azı imzasızdı, hatta birçoğuna sahipleri açık adresleri ve telefon numaralarını da eklemişlerdi...