| Yazar | : | Emrah Gürkan |
| İsbn | : | 975862153x |
| Yayın Tarihi | : | Ekim, 2003 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 298 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Güncel Yayıncılık |
Türkiye Batı'dan alıp kendi sepetine koyduğu hemen hemen tüm kavramların içini boşaltır. Çünkü onu kendi üretmemiş, o kavramların doğduğu sosyal süreçleri de yaşamamıştır. Osmanlı İmparatorluğu'ndan -biraz da dış dünyanın ittirip kattırmasıyla- Cumhuriyet'e hızlı geçiş, bu zafiyetin temelini oluşturur. Özünde sermaye birikimi karşıtı bir yapı taşıyan Osmanlı İmparatorluğu sanayileşmeyi başaramadan ya da başaramadığı için tarih sahnesinden çekilirken, geriye hırpalanmış bir Türkiye bakiyesi bıraktı. O yapıdan devlet, birey, cumhuriyet gibi kavramların sağlıklı doğması mümkün değildi.
Padişahlık tüm ruhuyla yeni döneme adapte edildi. Batı'da vatandaş kutsal iken, bizde devlet kutsal sayıldı. Çünkü Osmanlı da Padişah asil, tebaa önemsizdi. Bugüne kadar olup biten herzeye padişah gözü ile baktık. Yönetenlerin, resmilerin, devletlilerin merceği geçerli; yönetilenlerin, vatandaşın, bireylerin söyledikleri geçersizdi. Bu nedenle aradan geçen seksen yıla rağmen üretim ilişkilerini değiştiremeyen, sanayileşmesini tamamlayamamış bir tarım ülkesi olmaktan kurtulamayan, bireyi, hukuksal bir tanım olan vatandaşı, hukuk devletini evrensel standartlarda yakalayamayan Türkiye Cumhuriyeti de demokratikleşemedi. Şimdi bunu AB süreci gerçekleştiriyor.
Bundan tam iki yıl önce, dikkat çeken ve çok kısa bir sürede birkaç baskı yapan 3310 Öldürüldü-Bilinmeyen Yönleriyle Gaffar Okkan Suikastı adlı kitabı yazan Emrah Gürkan, neredeyse çocuk yaşından beri matbuatın içinde bulunmasından kaynaklanan kalem akıcılığıyla bir vatandaş olarak Cumhuriyet'in seksen yılına bakıyor, yönetilen olarak mevcudu adeta yargılıyor. Genellikle resmi nutuklarda övülen cumhuriyet birikimlerini bu kez 25 yaşındaki bir "cumhuriyet genci" kendi bulunduğu noktadan değerlendiriyor. İnisiyatifin devletten bireye, yönetenden yönetilene geçmesinde önemli bir hamle yapıyor.
Bir çırpıda okunan bu kitabı bitirdiğinizde, tüm kavramların insanların mutluluğu, özgürlüğü ve zenginliği için olması gerektiğini düşüneceksiniz...