| Yazar | : | Cemal Kutay |
| İsbn | : | 9756934026 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 232 |
| Ölçü | : | 23,5 x 32,5 cm |
| Yayınevi | : | Üniversal A.Ş. |
Yarım yüzyılı aşkın zamandır ATATÜRK ile ilgili en çok kitabı vermiş olma kıdemime rağmen, her yenisinde anlıyorum ki; üzerinde düşünüldükçe, MUSTAFA KEMAL, bizlere yeni bir özelliğiyle sesleniyor.
Aramızdan ayrılmasının dünyada yarattığı etki ve izlenimleri, bir başkasından dinlenmiş olacağını sanmadığım düşüncelerimi sizlere aktaracağım. 18 Kasım 1938'de Ankara'nın yollarını doldurmuş dünya kalabalığının elleri üzerinde, Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrine konulmuştu. Gerçekten tüm dünyayı ardına takmıştı.
Kimler yoktu ve nerelerden gelmişlerdi? Protokol ödevim gereği çoğuyla tanıştım.
Büyük bölümü politikacı, fikir adamı, gazeteci olan topluluğun izlenimleri içinde unutulması imkânsız olanlar vardı. Bunlardan aktaracağım biri, ARRİBA adlı Portekiz gazetesinin genç yazarı, MUSTAFA KEMAL'i şöyle nitelendiriyordu:
"insanoğlu yakın/uzak gelecekte erişemediği yüceliklere ve ayrıcalıklara uzanacak, erişecekti. Ama inanınız ki, siz MUSTAFA KEMAL'e yaklaştıkça, O yücelik kazanacak ve aranızdaki uzaklığı daima koruyacaktır."
Bugün de öyle değil mi?
Ünlü TIME dergisinin, Yirminci Yüzyıl kapanma yolundayken DEVRİN BÜYÜK İNSANI araştırmasının vardığı sonuç, bugün hayatta mıdır, değil midir bilemediğim ARRİBA'nın genç yazarına "EVET" mührünü isabet damgası olarak sunuyor.
Hey koca adam hey!
İzninizle önce MUSTAFA KEMAL'in soykütüğü üzerinde duracağım. Çünkü bu konu, bugün de bazı inkâr odaklarının sermayesidir…