| Yazar | : | İbrahim Balaban |
| İsbn | : | 9756680377 |
| Yayın Tarihi | : | Haziran, 2003 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 320 |
| Ölçü | : | 14 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Berfin Basın Yayın |
Nazım Hikmet, Bursa mapus damına düşmeden önce, ben düştüm.
(Yıl 1937, Kasımın 24'ü.)
Benim ne suçum vardı da şimdi burdayım? Sonra anlatırım. Bursa mapus damının koğuşları 40-50 kişilikti.
Şimdi içinde bulunduğum koğuştaki tutsaklara bir bakın:
Feriköylü İbram kumar oynatıyor... Balıkesirli Hilmi ile Avni kumar postunu Feriköylünün elinden almak için plan kuruyor... Pıtır İsmet, çete Hasan, bir de Kopuk Mehmet kafa kafaya vermişler esrar içiyorlar... Arap Şeho fasulye pişiriyor... Antepli Kara Ökkeş volta atıyor… İlyas Kaptan pencerede oturuyor... Tahliyeci Yusuf kapıda… İstanbullu Necati kitap okuyor, suç ortağı Koço onu dinliyor... Konyalı Cimdallı saz çalıyor... Göbelli Deli Hasan göbek atıp oynuyor... Arnavut Hıfzı çamaşır topluyor... Dutlucalı Ethem saatına bakıyor... Kürt Ali Çavuş mangalının başına bağdaş kurmuş bir Buda heykeli gibi... Hafız Mehmet Kur'an okuyor... Koca Üsen türkü söylüyor... Laz Mesut yatıyor... Çolak Hafız Almanca çalışıyor...
Bursa mapus damında yatan mapusların her biri 10 yıldan 30 yıla dek hükümlüyken, ben de 3,5 yıla mahkûmum.
Ne suç işlemişim?
(Kuşadalı jandarmaların infazına bakın.)
Sarpdere'nin ağzı dili yok ki, söylesin. Jandarmanın falakasına yatırılıp, kaldırılıp... "- 6 ay cezaya çarpıldıktan sonra... Hele şu ceza reisinin ağzına bakın: "- 16 bin lira para cezasına çarptırıyorum!" dedi. "- Banka mı soydum da, bu parayı vereyim!" diyemedim... "- Bizim köyü satsan, 16 bin etmez!" dedim…