Nakş-ı İstanbul Ortaköy Büyük Mecidiye Camii
| Yazar | : | Editör. Dr. Ahmet Uçar |
| İsbn | : | 9786053963042 |
| Yayın Tarihi | : | 2015 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 231 |
| Ölçü | : | 22,5 x 31 cm |
| Yayınevi | : | Gürsoy Grup |
Milletler, ancak ortaya koydukları eserlerle çağlara mühür vurabilir ve “büyük” sıfatını kazanabilirler. Bizim milletimiz de yaptığı eserlerle üç kıtaya mührünü vurmuş, “büyük”lük sıfatını hakkıyla elde etmiş bir millettir.
İslam Medeniyetinin son temsilcisi olan Osmanlı döneminde inanç, eğitim ve sanat bir arada ve birbirleriyle kucaklaşarak yol almışlardır. Osmanlı’yı yönetenler, birikimleri, yaklaşımları ve inşa ettirdikleri eserlerle bu medeniyetin öncüsü olmuşlardır. Osman Gazi'nin Kur’an-ı Kerime gösterdiği hürmet, itaat ve bağlılıkla şekillenmeye başlayan bu medeniyet, Fatihlerin, Kanunilerin eşsiz sanat eserleri ile zirveye çıkmıştır.
Bu medeniyetin temelinde, ilim harcı da hiçbir zaman eksik olmamıştır. Ortaköy Camii olarak da bilinen Büyük Mecidiye Camii’ni yaptıran Sultan Abdülmecid, eğitimin yeniden yapılanması konusunda 1845’de yayınladığı bir Hatt-ı Hümâyûn’da bu anlayışı ortaya koymuştur. Bu belgede, Osmanlı eğitim kurumlarında okuyanlara ilk önce dinî inancı ile m.: bilgilerin ve güzel ahlâkın temeli olan adâb ve faziletin öğretilmesini hedef olarak belirleyen Sultan Abdülmecid, bununla birlikte o kişilere ilim ve fen tahsil ettirilerek, hayatta kimseye muhtaç olmayacak kadar bilgi sahibi olmalarını da istemiştir.
Sultan Abdülmecid, memleketin imar ve eğitim meseleleriyle çok yakından ilgilenirken, yaptığı hayır eserleri ve hizmetleri ile tarihimizde iz bırakmıştır. Aynı zamanda önemli bir hattat olan Sultan Abdülmecid, kendi döneminde İstanbul’da inşa edilen camilerin büyük bir bölümünün yazılarını bizzat kendisi yazmıştır.
Camilerin minarelerinden her vakit okunan ezan, içinde kılman her rekât namaz, kubbeleri altında yankılanan her dua bizim bu coğrafyadaki varlığımızın ve istikbalimizin teminatıdır. Merhum Şair Arif Nihat Asya’nın da dediği gibi Cenab-ı Allah’ın bizleri “sevgisiz, susuz, havasız, vatansız, mabedsiz, minaresiz ve ezansız bırakmamasını” diliyorum.
Sultan Abdülmecid’in banisi olduğu Büyük Mecidiye Camii de, camilerin, minarelerin, mabetlerin başkenti olan İstanbul’umuzun simgelerinden biri haline gelmiştir. Ortaköy Büyük Mecidiye Camii’nin beşinci kez restorasyonuyla ihya olması bizleri fazlasıyla memnun etmiştir. Bu eserleri, bugünümüzü ve geleceğimizi aydınlatan birer fener olarak görüyoruz. Müteahhidinden mimarına, ustasından işçisine kadar bu restorasyonlarda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Restorasyon vesilesi ile Sultan Abdülmecid’e teşekkür mahiyetinde olan bu kitabın hazırlanmasında katkısı bulunanları da kutluyor, bu vesile ile Sultan Abdülmecid’i bir kez daha rahmetle anıyorum.
Recep Tayyip ERDOĞAN
Cumhurbaşkanı