| Yazar | : | İhsan Ilgar |
| Yayın Tarihi | : | Ekim, 1973 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 180 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Kervan Yayınları |
Milli Mücadele'yi "Anayurdu işgal etmiş düşmanın kovulması ve Milletin bağımsızlığına kavuşması" diye tarif, herhalde çok eksik ve hatta yanlış olmak gerektir. Milli Mücadele sadece bir askeri savaş değildir. Milli Mücadele, düşmanla, düşmanın teşvikçisi ve destekleyicisi olan büyük savaşın galip devletleriyle, Hürriyetin ve bağımsızlığın manasını kavrayamamış cahil kitlelerle, çıkarını her şeyin üstünde tutan ve bunu düşman Devletlerle işbirliğinde bulan satılmışlarla, geri kalmış ülkeleri sömürmek için her türlü tertibi hazırlayan emperyalistlerle savaştır. Milli Mücadele'nin Lideri ve Sembolü Mustafa Kemal, bu savaşı verirken bütün bunlardan sonra, birde karşısında basını bulmuştur. Yerli ve yabancı basını... özellikle yerli basının bir büyük kitlesi Milli Mücadeleye karşıydı ve Mustafa Kemal ve arkadaşlarıyla aşağılık bir mücadeleye girişmişlerdi. Bunların başında Alemdar, Peyam, Sabah, Peyam-i Sabah, Ümit ve şurada burada yayınlanan gazeteler, Refik Halit, Refi Cevat, Ali Kemal gibi yazarlar geliyordu. Burada bir hatıramı nakletmek isterim: Yıllar geçmiş, bu yazarlardan Ali Kemal İzmit'te halk tarafından linç edilmiş, Yüzellilikler arasında Yurt dışına çıkarılan Refi Cevat ve Refik Halit, büyük Atatürk'ün affı ile yurda dönmüşlerdi. Bir gün Falih Rıfkı Atay'ı Moda'daki evinde ziyarete gitmiştim. Refik Halit Bey (Karay) da oradaydı. Milli Mücadele yıllarının bu birbirine düşman iki kalemi, şimdi her şeyi unutmuş gibiydiler. Refik Halit Karay'a niçin Milli Mücadeleye ve Mustafa Kemal Paşa'ya karşı çıktıklarını sordum. Bana şöyle demişti...