| Yazar | : | M. Şevket Doğan |
| Yayın Tarihi | : | 2003 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 153 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19 cm |
| Yayınevi | : | Birlik Matbaası |
Adana Erkek Lisesi'ni pekiyi derecede bitirmiş; seçeceğim meslekle ilgili hangi fakülteye girebilirim düşüncesiyle dolaşırken; avukat olan İbrahim Doğan ağabeyimin tavsiyesiyle Ankara Anafartalar Caddesinde muayenehanesi bulunan Prof. Dr. bir arkadaşını ziyaret ederek:
- Meslek seçmek konusunda tereddütlüyüm tavsiyeniz ne olabilir diye ricaya geldim dedim.
Doktor Bey şöyle bir baktı buyur etti ve bir çay söyledikten sonra:
- Hoş geldiniz delikanlı ağabeyiniz de telefon etmişti zaten.
Ben profesör ve doktorum. Sabahtan ikindiye kadar fakültedeyim. Sonra da bu muayenehanedeyim. Allaha şükür geçinip gidiyoruz. Fakat gördüğünüz gibi çeşitli maddi ve manevi ıstıraplarla, hastalarla uğraşıp gidiyoruz; Fazla şikâyetçi değilim, fakat pek de memnun değilim. Delikanlı esas ben size sorayım: bilhassa severek ve hevesle yapmayı istediğiniz, içinizden doğal olarak sempati duyduğunuz, bir temayülünüz var mı?
- Evet efendim var. Politikayı seviyorum ve bu nedenle de politik olayları takip ediyorum cevabını verdim.
O halde hiç tereddüt etmeden bu işin okulu olan Mülkiye'ye girsenize, dedi.
- Oraya imtihanla giriliyor, bu bakımdan ya kazanamazsam diye kuşku içindeyim. Önce bir meslek sahibi olup, sonradan politikaya atılmayı düşünüyorum.
- Yani malum ve meşhur bir ifadeye göre: (Tıbbiye'den doktordan gayri her mesleğe uygun adam çıkar; arada bir doktor çıkar) mı demek istiyorsunuz! İbrahim ağabeyinizin bana söylediğine göre; Adana Erkek Lisesi gibi seçkin bir okulu en üstün bir diplomayla bitirmişsin, hiç tereddüt etmeden koşarak git ve Mülkiye'ye kaydını yaptır. Ne kadar zor olsa da imtihanı kazanacağına inanıyorum...