| Yazar | : | Melisa Gürpınar |
| İsbn | : | 9786055785192 |
| Yayın Tarihi | : | Ekim, 2009 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 185 |
| Ölçü | : | 13 x 19 cm |
| Yayınevi | : | Gürer Yayınları |
"İşte gene geldi en sevdiğim aralık ayı' dediğim zaman, benim yazılarımı okumuş olanlar, belki de anımsarlar, mevsimlerin ayların ve onların ardındaki onca renkli renksiz söylemin, bu yazıların bir dış kaplaması olduğunu. Ruhuma kalsa mevsimleri de aşmak ister. Çok sevdiğim mavi küremizi bir uydu gibi, soğuk bir boşlukta sessizce izlemek, bakışlarıyla okşamak ister sanki. Çünkü dünya ve bize armağan ettiği doğa, benim kahramanımdır. Hayranım çekirdeğindeki ateşe, dağlarına, sularına... Peşine takılıp güneşin çevresinde dönmek, düşlerimi süsler. Onun gibi biraz yalpalayarak başımı yana eğip, en yakın gezegenden binlerce ışık yılı ötede tek başıma salınıp durmak... Gizli bir nedensellik ararım hep bu yalnızlıkta ayrıca.
Ama olmuyor işte. Ruhumla bedenim çelişiyorlar bu konuda birbirleriyle. Olanlar olmuş. Dünyadaki evrim zincirine takılıp paçayı da yer çekimine kaptırmışız bir kere. Ve zerrelerimizi uzaya savuracak bir kızılca kıyamet kopana kadar sürecek bu yeryüzüyle olan birlikteliğimiz.
Neyse ki, insanların ayaklarını yerden kesen, yer çekiminden bir bakıma kurtaran uğraşları, amaçları ve uçsuz bucaksız hayalleri var. Yazı da böylesi bir araç işte. Uçuyorsun, uçtuğunu bilmeden. Ağırlaştığını sanarak hafifliyorsun. Kimilerine göre son derece ciddi bir iştir yazı yazmak. Ama yazar kendine gülümsemeyi becerebiliyorsa, yazdıklarını ciddiye alanların ve hatta sahi sananların sayısı daha da artabilir. Neresinden bakarsanız bakın, bir 'illüzyon'dur çünkü yazı. Sizin baktığınız yere başkalarının da bakmasını sağlama sanatıdır. Ve herkes oraya bakarken siz çoktan başka bir yerde, başka bir noktaya işaret fişeklerinizi atıyorsunuzdur belki de.
Benim mevsimlerim de böyle bir yanılsama araçlarıydı işte…