| Yazar | : | Hikmet Dizdaroğlu |
| Yayın Tarihi | : | 1964 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 87 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Türk Dil Kurumu |
| Bahsi Geçen | : | Ahmet Hikmet Müftüoğlu |
Ahmet Hikmet'in soy kütüğünü, kendinden önce üç göbek öteye götürebiliyoruz: Babası, Yahya Sezai Efendi; onun babası, Abdülhalim Efendi; onun da babası, Müftüzade Hacı Hafız, Ahmet Efendi'dir. Aile Mora'lıdır. Hepsi de zamanın medrese öğrenimini görmüş, bilgili, şiir ve edebiyatla uğraşan kişilerdir. Hacı Hafız Ahmet Efendi ile oğlu Abdülhalim Efendi, Mora müftülüğünde bulunmuşlardır. Bunun ıkın "Müftüoğulları" diye anılırlar. Ahmet Hikmet'in "Müftüoğlu" soyadı buradan gelir.
Dedesi Abdülhalim Efendi, bir din bilgini olduğu ölçüde şairdir de. Basılmamış bir divanı olduğu söylenir. 1820 deki Yunan ihtilali sırasında, Trapoliçe şehrini savunanların başında bulunurken, yaralanmış ve yaralı olarak isyancıların eline geçmişti. İsyancılar, barbarca bir davranışla, üzerine gaz ve reçine dökerek yakmışlar, karısı ile baldızının da birer gözünü çıkarmışlardır...