| Yazar | : | Natalia Adamantidu, Yeoryios E. Papastratos |
| İsbn | : | 9786051050522 |
| Yayın Tarihi | : | Haziran, 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 200 |
| Ölçü | : | 16,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Kitap Yayınevi |
KÜÇÜK Asya Araştırmaları Merkezi'nin bilimsel ilgisi ilk baştan beri 1924 Mübadelesiyle göçe zorlanan Rumlara yöneldi. Anadolu'nun her yöresinden gelmiş yaklaşık 5.000 Rum mübadilin sözlü tarihleri kaydedilip Rum nüfusun yaşamış olduğu 1.375 belde için araştırmalar yapıldı. El yazısıyla yazılmış 300.000 sayfayı kapsayan bütün bu tanıklıklar Küçük Asya Araştırmaları Merkezi'nin Sözlü Tarih Arşivi'ni oluşturuyor. Arşiv 1922 öncesinin barışçıl dönemine yönelik olup Anadolu'da doğup yaşamış Rumların tüm yaşam çemberini betimliyor. Halk bilimi temelinde yapılan araştırma çok yanlı ve detaylı olup toplanan bilgiler dil, coğrafya, ekonomi, toplumsal ve dinsel yaşam, eğitim ve yerel tarih gibi çok geniş bir alanı kapsıyor.
Natalia Adamantidu'nun Şile; Unutulmayan Vatan adlı metni Küçük Asya Araştırmaları Merkezi'nin arşivinde 1939'dan sonra derlenmeye başlanan Anadolulu Rum mübadillerin el yazısıyla yazdığı hatıralardan birini oluşturuyor. Söz konusu metinler genelde Merkez'in teşvikiyle ve kurum tarafından düzenlenen bir soru formuna dayanılarak kaleme alındı. Metinlerin tanzimi için önerilen soru formunun işlevi şuydu: Mübadillerin paramparça olan belleğin i Küçük Asya Araştırmaları Merkezi'nin bilimsel tercih ve önceliklerine göre yeniden düzenlemek ve dolayısıyla kurumun gözetiminde arşivin yeni bilgi ve verilerle zenginleştirilmesine katkıda bulunmak. 1965 senesinde Natalia Adamantidu metni Küçük Asya Araştırmaları Merkezi'ne teslim ederken dönemin Müdiresi Melpo Merlier'ye şöyle yazmıştı:
Şile hiç bir zaman kalbimden ve aklımdan çıkmadı. Bu yüzden onun için ne duyuyorsam ve ne biliyorsam kâğıda dökmeye karar verdim. Belleğim ne derledi ise elimden geldiğince anlattım. Kâğıda aktarılan her şey gerçek ve otantiktir. Tabii ki bunlardan başka aklıma getiremediğim ve yazamadığım olaylar, gelenek ve görenekler mutlaka vardır. Buna rağmen yazmış olduğum bu metni sürekli bir çabayla zenginleştirip büyük bir sevinçle hemşerilerime armağan edebileceğim bir kitap olarak sunmak amacındayım.