| Yayın Tarihi | : | Ocak, 1971 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 368 |
| Ölçü | : | 21 x 27,5 cm |
| Yayınevi | : | Milliyet Gazetesi |
Protestolar, kaynaşmalar, çatışmalarla geçti 1.469 yılı Türkiye'de... Öğrenciler Üniversiteleri, işçiler işyerlerini, topraksız köylüler başkalarının topraklarını işgal ettiler.
Öğretmenler boykot, memurlar miting yaptılar. Yargıtay üyeleri bile protesto yürüyüşleri düzenledi... Ve çoğu kanlı olaylara sahne oldu yurdumuz.
1970 yılına karamsar başlamak için bunları bir bir hatırlatmaya lüzum yok. Geride kalan yılın son günleri çıkan olaylar ve dökülen kanlar, yeni yılın ilk günlerine kötümser girmemize yeter.
1969 ile birlikte ümitlerimiz gerçekten tarihe mi karışmalı? 1970 bize sadece karanlık günler mi getiriyor? Şu kadar kötü, bu kadar ümitsiz duruma mı düştük?
HAYIR...
Aslında bizi karamsarlığa, kuşkulara düşüren protestolar, kaynaşmalar, hatta çatışmalar toplumumuzun 1960'larda kazandığı dinamizmin bir sonucudur.
Öğrenci artık derslerinden başka şeyler de okuyor, düşünüyor. Memleket sorunları üzerine eğilmek istiyor. Kendine düşen bir ödev bulunduğu inancıyla harekete geçiyor.
İşçiler atık geçen on yılların kölesi değil. Üretimden daha adilane bir pay istiyorlar. Daha iyi yaşamak, geleceklerine güvenle bakmak istiyorlar. Sendikalar sadece toplu sözleşme pazarlıkları ile ilgilenmiyor. Her türlü sosyal, iktisadi sorun üzerinde düşünüyorlar, araştırıyorlar, konuşuyorlar. Ve sendikalar etkilerini, ağırlıklarını yalnız iş alanında değil politikada da duyuruyorlar.