| İsbn | : | 9759511916 |
| Yayın Tarihi | : | 1998 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 199 |
| Ölçü | : | 23,5 x 32 cm |
| Yayınevi | : | Milli Savunma Bakanlığı |
Türk tarihi her safhasında Türk kadınının kahramanlıkları ve üstün başarıları doludur. Türk kadını tarihi boyunca Sosyal hayatın her alanında hak ettiği yeri almış, hayatın her alanında erkeğinin yanında yer alarak önemli sorumluluklar almış tarihe yön veren Türk milletine önemli katkılarda bulunmuştur.
Yakın tarihimizde Türk Devletinin kuruluşunu meydana getiren, Kurtuluş Savaşında yine her zamanki gibi erkeği ile omuz omuza vererek kan barut ve ateş kokan cephelerde yerini almıştır. Türk kadını cephelerde yeri gelmiş silahı ile savaşmış, yeri gelmiş omuzlarında kağnılarla cephane taşımış, yeri gelince de cephelerde yaralanan askerleri tedavi ederek silah ve giyecek imalatı yaparak ordulara lojistik destek sağlamıştır.
Mustafa Kemal Atatürk Büyük Nutkun da ve çeşitli demeçlerinde Türk kadınını anlatırken şöyle ifade etmektedir : "Kadınlarımız aslında toplum hayatında erkeklerimizle her zaman yan yana yaşadılar. Bugün değil, eskiden beri, uzun zamandan beri, kadınlarımız baş başa, savaş hayatında, ziraat hayatında, geçimin temin edilmesinde, erkeklerimizden yarım adım geri kalmayarak yürüdüler. Belki erkeklerimiz, ülkeyi zorla ele geçiren düşmana karşı kahramanlıklarını süngüleri ile düşmanın süngülerine göğüslerini germekle, düşman karşısında ispat ettiler. Fakat erkeklerimizin oluşturduğu Ordunun hayat membalarını kadınlarımız işletmiştir. Ülkenin varlık nedenini hazırlayan kadınlarımız olmuş ve kadınlarımız olmaktadır. Kimse inkâr edemez ki, bu savaşta ve ondan evvelki savaşlarda milletin yaşama yeteneğini tutan hep kadınlarımızdır. Çift süren, tarlayı eken, ormandan odunu, keresteyi getiren, ürünleri pazara götürerek paraya çeviren, aile ocaklarının dumanını tüttüren, bütün bunlarla beraber, sırtı ile kağnısıyla, kucağındaki yavrusuyla, yağmur demeyip, kış demeyip, sıcak demeyip cephenin savaş malzemesini taşıyan hep onlar, hep o ulvi, o öz verili, o İlahi Anadolu kadınları olmuştur. Bundan dolayı, hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı şükran ve minnetle sonsuza kadar kutlayalım ve büyük saygı gösterelim.