Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi

Yazar : Şennur Şentürk
Yayın Tarihi : Ocak, 1998
Dil : Türkçe+İngilizce
Sayfa Sayısı : 99
Ölçü : 23 x 29 cm
Yayınevi : Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık

SUNUŞ İstanbul'da yayımlanan Ceride-i Havadis gazetesinin 17 Temmuz 1842 tarihli sayısında çıkan bir haberden "Mösyö Daguerre'in öğrencilerinden Mösyö Kompa"nın İstanbul'a geldiğini, Beyoğlu Belle Vue' de çalıştığını, adam başına on kuruşa Daguerreotype'ler çektiğini, giderek isteyenlere bu sanatı öğrettiğini ve makine sattığını öğreniyoruz. Demek ki fotoğrafın atası Daguerreotype, Fransız Bilimler Akademisi'nde bir buluş olarak sicillendirildikten hemen üç yıl sonra, teknolojisi ve makineleriyle birlikte gelmiş İstanbul'a. Kısa süre içinde de büyük bir yaygınlık göstermiş: '1842-1900 yılları arasında yalnızca Beyoğlu'nda açılan "fotoğrafhane"lerin sayısının otuzu geçtiğini biliyoruz. Saray ve sultanlar, hem ilgilenmişler hem de destek vermişler fotoğraf uğraşına. Önce Müslüman olmayan kesimlerin, levantenlerin başı çekmesiyle, halk da büyük bir ilgi göstermiş; ilk yıllardan başlayarak Abdullah Biraderler'e, Kargopulo'ya, Sebah ve Joaillier'ye, Resna Fotoğrafhanesi'ne ya da benzerlerine müşteri olmuş; yaşlı genç, çoluk çocuk, çeşitli bahanelerle, boy boy, binlerce fotoğraf çektirmişler. Daha sonra sokağa çıkmış fotoğraf makinesi; teknolojisinin onu gittikçe daha kullanışlı hale getirmesiyle, taşınabilir makinelerin ortaya çıkmasıyla, kente ve kıra açılmış; saraylara, evlere, konaklara girmiş, insanları, sokakları, önemli olayları, doğayı, dağları, denizi keşfetmiş. Osmanlı Devleti'nin son yıllarını çok geniş biçimde belgeleyen fotoğraf, ardından genç Cumhuriyet'i konu almış kendine. Hala oldukça "arkaik" bir teknolojiyle de olsa Kurtuluş Savaşı, Atatürk, devrimler, yeni yeni kendini tanımaya başlayan ülkenin ekonomik ve kültürel atılımları, hepsi fotoğraflanmış, fotoğraflanmış... Bir ölçüde eski usul fotoğrafhanelerin, Ziya Osman Saba'nın deyimiyle Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi'nin simgelediği bu dönemin, 1950'lere dek sürdüğünü ve bu yüz yıllık sürenin, Türk fotoğrafının gençlik ve gelişme dönemi olduğunu söyleyebiliriz. 1950'lerden sonrasıysa, bir yanda "fotoğrafhane"lerin bir bir ortadan kalktığı, fotoğraf makinesinin çok yaygın ve gelişmiş bir aygıt haline geldiği; bir yanda da fotoğraf teknolojisi ve basım tekniklerindeki büyük gelişmeyle "modern" Türk fotoğrafının kendini göstermeye, yaratmaya başladığı dönemdir. Başka bir deyişle, fotoğraf tarihimizin çocukluk ve gençlik çağları, Mösyö Kompa'nın İstanbul'da sattığı ilk Daguerreotype'lerle başlar, Ara Güler'in 1940'ların sonunda satın aldığı ilk küçük Leica'yla biter…
******Şennur Şentürk

Oktay Aras Kitaplığındaki Şennur Şentürk Kitapları (2)

DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...