| Yazar | : | Burhan Bozgeyik |
| İsbn | : | 9757486973 |
| Yayın Tarihi | : | Kasım, 2004 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 384 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Cihan Yayınları |
İnsanoğlu, "en güzel surette" yaratılmış olan mahlûk... Gözleri, yüzün ön kısmına mütenasip şekilde yerleştirilmiş. Biri alında, biri tepede değil. Ellerin biri göğüste, biri sırtta değil. Alınlar tüylerle kaplı değil. Her şey yerli yerinde. Mükemmellik, güzellik, faydalılık birlikte... Bu şekilde güzel bir şekilde yaratılmış olan insanoğlu gün gelmekte son nefesini vermekte.
İnsanlar öldüğü gibi, şu dünyayı şenlendiren hayvanlar da, bitkiler de, ağaçlar da ölmekte. Gün gelecek şu "ihtiyar dünya" da ölecek.
İnsanoğlu ve bütün canlılar Acz-i mutlak ve fakr-ı mutlak içerisinde yuvarlanmakta...
Nedir "acz-i mutlak", yani "mutlak acizlik" hali?.. Zaman bir ip, bir sinema şeridi gibi insanın, canlıların, mahlûkatın boynuna takılmış. Ondan kurtulmak mümkün değil. Zaman, bütün canlıları mağlup eden bir ip gibidir. Vakit dolunca o iple çekip götürüyor.
Bütün bela ve musibetlerin ana membaı, zamandır. Zaman durmayınca, durdurulamayınca ölüm gelecektir. Bu, iki kere iki dört eder derecesinde bir hakikattir. Durmayan, durdurulamayan zaman, insanı öldürdüğü gibi, âlemi de öldürecektir.
Haydi bakalım "güç sahipleri" gücünüz varsa zamanı durdurun!.. Zamanı durdurmak için; Güneşi durdurmak, ayı durdurmak, dünyayı durdurmak lazım. Geceyi, gündüzü, mevsimleri, saniyeyi, dakikayı, saati kaldırmak lazım. Çekirdeğin, molekülün, atomun hareketini durdurmak lazım. Yenilen, içilen maddelerin sabit maddeler haline gelmesi, yani vücuttan atılmaması lazım. Peki bu mümkün mü?. Değil elbette. İşte acz-i mutlak budur. Yani, ölüme, belaya, yaşlanmaya karşı acizlik halidir. Aczini anlayan insan, "ölümden kurtuluş çaresi" aramaya başlar.
Peki "Fakr-ı mutlak" nedir? Yani, "mutlak fakirlik hali" deyince ne anlıyoruz? Fakirlik yalnızca para cihetinden, maddi cihetten fakir olmak demek değildir.
İnsan vücudunda her gün milyonlarca zerre, hücre ölmektedir. Günde binlerce, on binlerce, yüzbinlerce zerre ölür, gider. Yerine yenisinin gelmesi lazım. Mesela gözün içerisinden bir zerre çıktı. Peki o ölüp giden zerrenin, hücrenin yerine gelecek yeni bir zerreyi kim yaratacak?..