| Yazar | : | Halil Bezmen |
| İsbn | : | 9751021588 |
| Yayın Tarihi | : | 2004 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 252 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | İnkılâp Kitabevi |
YARIN YOKSA, GÜZELDİR
PARİS 1968
1968 yılının Mayıs ayında Paris çok güzeldi. Bu yıl, her zaman olduğu gibi milyonlarca değil, ancak birkaç yüz bin turist Paris'e gelmişti. Gelenler de zaten hemen kaçıyorlardı. Turistik güzellikler geri plandaydı artık. Öğrencilerin ve işçilerin barikatlar kurup sokaklarda polisle savaştıkları bu şehir, aradıkları Paris değildi.
Paris'te okuyan İstanbullu iki öğrenci, Memo'yla en yakın arkadaşı Mirabo da olan bitenden etkilenmiş ve kendilerini sokak çatışmalarının en ön saflarında bulmuşlardı. Polis ve jandarmanın tazyikli su fışkırtan zırhlı araçları ve her türlü teknolojik silahına karşın, öğrencilerin tek silahı kaldırım taşlarıydı. Kaldırım taşları ağırdı ve uzağa fırlatılamıyordu, bu yüzden düşmana çok yaklaşmak gerekiyordu. Ne ki, o zaman da, düşmana esir düşme tehlikesi vardı. İsabet eden taşlarla ön camı kırılan araç savaş alanını terk ediyor ve öğrenciler bunu zafer naralarıyla kutluyorlardı. Mirabo çatılara çıkıp oradan aşağıdaki zırhlı araçlara kaldırım taşı atmada uzmanlaşmıştı. Yüksekten gelen taşların bazı polislerin ölümüne sebep olduğu söyleniyordu. Hükümet, 'Dedikodudur, asılsızdır,' deyip ölümleri yalanlıyordu. Mirabo ölüm söylentileri karşısında kayıtsızdı, insan öldürüp öldürmediğini merak etmiyor görünüyordu. Memo, arkadaşının adam öldürmek gibi ciddi bir konudaki bu ilgisizliğine, daha doğrusu bu umursamazlığına hayret ediyordu. 68 ruhundan iyice etkilenen Memo, daha çok 'şehir gerillası' imajına hayrandı. Bu yüzden diğer insanlardan farklı, hatta biraz da üstün olduğunu hayal ediyordu.
O gün Memo'yla Mirabo diğer göstericilerle birlikte, o yıllarda 'Bilgi Fabrikası' diye adlandırılan Sorbonne Üniversitesi'nin yakınlarındaydılar. Göstericiler devirdikleri otomobilleri yan yana dizip barikatlar kurmuştu. 11 Nisanda, liderlerinden 'Kızıl' Rudy Deutschke vurulmuş, yerine bir Alman Yahudisi olan Cohn-Bendit geçmişti. Sokak barikatlarında yüz binden fazla öğrenci dövüşüyordu. Aralarında birçok da işçi vardı. Hem kırmızı, hem siyah bayraklar dalgalanıyordu.