| Yazar | : | Hande Altaylı |
| İsbn | : | 9789751413451 |
| Yayın Tarihi | : | Haziran, 2009 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 197 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Remzi Kitabevi |
Eski püskü cenaze arabası, son yolculuğun cennete olacağına dair pek güven vermiyordu. Yaptığı işten sıkılmış sürücüsü tarafından kaldırıma gelişigüzel park edilmişti ve yaz sıcağının altında uyuşuk bir tavırla yükünü bekliyordu. Yer yer dökülmüş yeşil boyası ve yorgun kaportası onu ölülerin hak ettiği düşünülen nezaket ve saygıdan yoksun kılıyordu. Meydan okuyan, zorlayıcı havasında, yanından geçen insanların gözlerini kaçırmalarına yol açan bir halden anlamazlık vardı.
Aslı sigarasını arabanın hemen önünde yere atıp, adımlarını hızlandırırken, 'Beni yaksınlar,' diye geçirdi içinden, 'bu arabaya koyacaklarına yaksınlar daha iyi'. Ölümle ilgili detayların çoğu tatsızdı; bir gece morgda kalmak, akrabalar tarafından yıkanmak, kefene sarılmak, tabuta konulmak, geceleri ıssız bir mezarlıkta kalmak... Hepsinin tüyler ürperten bir tarafı vardı ama şu teneke yığınıyla şehirde son bir tur atmak, bir yerlere yetişmeye çalışan henüz ölmemişlerin yanından geçmek, kesinlikle en kötüsüydü. 'Sigarayı bırakmak lazım,' diye geçirdi aklından ve hemen vazgeçti; daha uzun ya da daha sağlıklı yaşamak sonucu etkilemiyordu. Er ya da geç, herkesi bekleyen bir cenaze arabası olacaktı.
Erken olmasına rağmen caminin avlusunda hatırı sayılır bir kalabalık birikmişti. Eski mahalleden bir sürü insan vardı; komşu, arkadaş, bakkal, kapıcı, renkli renksiz çeşitli simalar... Birçoğu yıllar içinde taşınıp gitmiş, diğerleri ısrarla orada kalmıştı. Girişin yan tarafındaki duvarın gölgeliğinde, gündelik etek bluzlarının üzerine başörtüsü takmış bir grup yaşlıca kadın toplanmıştı. Ellerinde eskimiş yelpazeleriyle, kilolarına ve sıcağa karşı savaş veriyorlardı.
Aslı bazılarını gayet iyi tanıyordu, bazılarıysa kim olduklarını tam olarak çıkaramadığı uzak, soluk figürlerdi... Kadınlardan birkaçı dönüp ona baktı, Aslı selam bekleyen bakışları görmezden gelerek birkaç adım attı ve burada olmasının sebebini yani annesini aradı. O tutturmasa asla gelmezdi buraya...