| Yazar | : | Macuncuzade Mustafa Efendi |
| Yayın Tarihi | : | Ekim, 1996 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 120 |
| Ölçü | : | 13 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Kitabevi |
Günlük yüz otuz akçe yevmiye ile Kıbrıs adasındaki Baf kazası kadılığına atanan Macuncuzade Mustafa Efendi hakkında ne yazık ki, yeterli bilgimiz yoktur.
Osmanlı Devleti'nde, ilmiye sınıfına mensup olan kişiler belirli kademelerden geçtikten sonra görev alırlardı. Adli teşkilatta görev alacak insanlar ise belirli bir öğrenim gördükten sonra yüksek öğrenime devam ederlerdi.
Bir kişinin kadılık ve müderrislik görevini üst1enebilmesi için Haşiye-i Tecrid, Miftah, Kırklı veya Telvih, Hariç ve Dahil medreselerini bitirdikten sonra, medreselerin en yükseği olan Sahn-ı Seman veya Sahn-ı Süleymaniye medreselerinden birisine devam etmesi gerekirdi. Sahn-ı Seman veya Sahn-ı Süleymaniye medreselerini bitiren aday Anadolu veya Rumeli kazaskerlerinden birinin defterine kaydolur, sırasını beklerdi. Sırası gelen aday, müderrislik ve kadılık görevine başlardı.
Bir öğrencinin böyle bir eğitim süresinden geçmesi belirli zamana göre ayarlanmış değildir. Bu durum, öğrencinin derslerine gösterdiği ilgisiyle ve yeteneğiyle ilgilidir.
Kadılık görevine başlayan aday ilk kez günlük yirmi akçe yevmiye ile kaza kadısı olurdu. Yıllar geçtikçe, deneyimi ve itibarı arttıkça maaşı da yükselirdi. Terfi ederek görevinin son basamağına gelen kadının yevmiyesi yüz elli akçeye yükselirdi. Yevmiyeleri yüz elli akçe olan kadılar "eşref-i kudat" adıyla anılan zümreden sayılırlardı.
Kaza kadılığının son basamağına yükselen kadılar, sancak kadılığına atanırlar, mevleviyet payesi alırlardı. Bunların günlük yevmiyeleri üç yüz akçe olabildiği gibi beş yüz akçe de olabilirdi.
Kaza kadılarının bir kazadaki görev süresi yirmi ay idi. Sancak kadılarının mevleviyet süreleri de bir yıldı.
Macuncuzade Mustafa Efendi'nin Kıbrıs-Baf kazası kadılığına atanması 1597 yılının Nisan ayına rastlamaktadır.