| Yazar | : | Tarık Ziya Ekinci |
| İsbn | : | 9789750508332 |
| Yayın Tarihi | : | 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Ölçü | : | 12,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | İletişim Yayınları |
Tarık Ziya Ekinci, 1926‟da doğduğu Lice'den Paris'e sürgüne uzanan yaşamını anlattığı anı kitap, aynı zamanda bir siyasi tarih kitabı gibi, bir roman gibi akıp gidiyor. Bu tarihin içinde Şeyh Said İsyanı da var, Dersim katliamı da Türkçe bilmeyen bir Kürt çocuğunun dil konusunda yaşadığı zorluklar da... Şeyh Said, ayaklanmanın kritik günlerinde Diyarbakır'ı ele geçirmek için karargâhını Lice'de kurmuştu. İsyanın bastırılmasıyla birlikte bu kasaba vahşi bir baskıyla yüz yüze gelecekti. Küçük Tarık Ziya, bu baskı ortamında Lice'de büyüdü: "Akranlarım için en önemli tarihler: Şeyh Said İsyanı'nın başlaması, Şeyh'in Lice'de karargâh kurması, Diyarbakır'a saldırı düzenlemesi; isyanın bastırılmasıyla birlikte ordunun Lice'ye girip köyleri yakması (sala şewat) gibi olaylardır. "Oğlum sala şewat'te dünyaya geldi' ya da "Babam sala şewat'te jandarmalar tarafından vuruldu' gibi ifadeler bugün de kullanılmaktadır.'
1980‟lerde askerlerin yeniden köy yakmalara girişmesine ise şöyle gönderme yapıyor: "1984'te başlayan ve günümüze kadar devam eden PKK olayları dolayısıyla uygulanan köy yakma eylemleri de milat olarak kullanılmaya başlandığından, Şeyh Said İsyanı sonrasındaki köy yakmaları artık milat olmaktan çıkma sürecine girmiştir.'
Lice'de de çok sayıda Ermeni yaşarmış. Tarık Ziya büyüklerinden 1915 Ermeni Tehciri'nde yaşananları dinlemiş. Diyarbakır Valisi'nin katliam emrine uymak istemeyen Lice Kaymakamı'nın öldürülmesinin öyküsü de belki ilk kez bu anılarla gün ışığına çıkıyor: "İttihat ve Terakki Partisi'nin de üyesi olan Diyarbakır Valisi Reşit Paşa, hükümetin tehcir kararını katı biçimde yorumlamıştır... Tehcir esnasında Diyarbakır'a götürülen kafiledeki tanınmış zengin Ermenilerin ve din adamlarının büyük çoğunluğu katledilmiştir. Lice'nin o dönemdeki kaymakamı, tehcire tabi tutulan kafileye refakat eden ağalara ve kasaba ileri gelenlerine hiç kimseye dokunmamalarını tembihlemiş. Ancak... Kafiledekiler büyük ölçüde katledilmişler. Keza kaymakam da Lice'ye bağlı Karaz Köyü'nü (şimdiki Kirazlı ilçesi) geçtikten hemen sonra orada öldürülmüş... Yol kenarına gömülmüş. Yakın zamana kadar yeri belli olan bu mezarın varlığından ötürü yöre Tırba Kaymekam (Kaymakam Mezarı) olarak anılıyor.'
Bir destan gibi okunuyor anılar…