| Yazar | : | Yorgos Theotokas |
| İsbn | : | 9789750709289 |
| Yayın Tarihi | : | Mart, 2008 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 194 |
| Ölçü | : | 12,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Can Yayınları |
Kahramanı Leonis adlı küçük bir çocuk olan bu kitabı okur okumaz sevdim. Anlattığı hikâyenin çocuksu bir samimiyeti vardı. Daha sonra kitabın zaten bir tür "itiraf" olduğunu öğrendim. Hikâye yazarı Yorgos Theotokas'ın hayatıyla bazı benzerlikler gösteriyordu. Belki de Leonis'i farklı kılan ve pek çok okuyucu tarafından sevilmesini sağlayan; hikâyesinin gerçek hayattan esinlenmesi, yazarının sade, içten bir dille bildiği bir hikâyeyi, kendi hikâyesini anlatmasıydı.
Yazar, Leonis'te 1922 sonrası ayrılmak zorunda kaldığı İstanbul'u ve çocukluk yıllarını anlatır. Dolayısıyla kitabın anlatısı da kahramanının/yazarın hayatı gibi iki parçadan oluşur. İlk parçada, kendini hatırladığı ilk günden beri en büyük tutkusu resim çizmek olan Leonis'in 1. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul'da geçirdiği mutlu çocukluk yıllarının anlatısı yer alır. Kitabın neredeyse tümünü oluşturan bu parça, kayıp bir cennetin hatırası, güzellemesi olarak nitelenebilir. Her şey, kişiler, olaylar ve mekânlar masalsı, masum ve büyülüdür. Ama bu mutlu çocukluk birdenbire bir bıçak kesmişçesine 1922 yılında son bulur. Leonis/yazar, 1922 ile kabuğundan kopmak, İstanbul'dan ayrılıp Atina'ya yerleşmek ve orada büyümek zorunda kalmıştır.