| Yazar | : | Işık Ergüden |
| İsbn | : | 9757496685 |
| Yayın Tarihi | : | Ekim, 1996 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 38 |
| Ölçü | : | 13 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Nisan Yayınları |
| Bahsi Geçen | : | A. Işık Ergüden |
Nerede olduğumu biliyorum. Aydınlatılmış bir yer burası. Geceden gündüze gündüzden geceye geçişi hissetmeyişimin nedeni bu. Kendi boşluğuna sarınmış, yalnızlığını o boşlukla avutmak ister gibi bomboş, rüya artığı bir yer. Görüntülerin abartıya varan seçikliği gerçekliği yapaylığa dönüştürdüğünden var olan her şey ürküntü verici. Ayrıntılardaki kusursuzluğu görmek korkutuyor beni. Beklenmedik bir devinimin tek tanığı olmak istemiyorum.
Birazdan gizlenmiş hoparlörlerin çoğalttığı buz gibi kahkahalar yükselecek bir yerlerden, çaresizliğime gülecek birileri. İlk devinim benden gelsin, ben kımıldayayım istiyorum, ama daha elimi kımıldatmadan, kımıldatılan elimi görüyorum. Yok olmak için yalvarıyorum.
Birden tek renge kesti her yan. Anlamıştım: Ölüm rengiydi bu, rengi öyle bilinmez, renksizden apayrı ve betimlenemeyen. Demek ölüme çağrı yapmış biri.
Kendimi fırlatıp attım o renksizden de renksiz ışın demetine. Nerede olduğumu zaten biliyordum.