| Yazar | : | Sibel Yardımcı |
| İsbn | : | 9750503570 |
| Yayın Tarihi | : | 2005 |
| Sayfa Sayısı | : | 186 |
| Ölçü | : | 0 x 0 cm |
| Yayınevi | : | Iletişim |
Küreselleşen İstanbul'da Bienal, Bienal üzerine yazılmış öykülerden sadece biri. Tıpkı içinde yaşadığımız toplumu daha iyi anlayabilmek için söze (veya yazıya) dökülen diğer öyküler gibi, bu da sadeleştirmeler yapmış, belirli bir açıdan bakmış, baktığı çok parçalı toplumsal yapı ve ilişkilerin ancak bir kısmını yansıtabilmiştir. John Law'un Organizing Modernity'de önerdiği alçakgönüllü toplumbilim bu durumun kabulünü gerektirir. Yine de bu durum, araştırmacının tam anlamıyla bir öznel görelilik çıkmazında olduğunu göstermez. Pierre Bourdieu'nün Weight of the World adlı kitapta da belirttigi gibi, toplumbilimcinin araştırmanın toplumsallığından kaynaklanan çarpıklıkları anlaması ve denetimi altına alması mümkündür. Bunun için de araştırmacının, tarafsızlık yanılsamasını bir yana bırakıp incelemekte oldugu şeyi düşünümsel [reflexive] ve metodolojik bir çalışmayla 'gerçekçi' bir şekilde 'inşa' etmesi gerekir. Bu aynı zamanda, araştırmacının, kendi araştırma süreci üzerine düşünmesi ve kendi varsayımlarını sorgulaması anlamına gelir.
Tam da bu noktada, elinizdeki kitabın izlediği yöntemle ilgili bazı bilgiler vermek, alan araştırmasının neleri kapsadığını açıklamak anlamlı olacak. Lancaster Üniversitesi'nde 2000-2004 yılları arasında tamamladığım "Meeting in Istanbul: Cultura! Globalisation and Art Festivals" başlıklı doktora tezi, bu kitabın temelini teşkil ediyor. Doktora tezimde üç ana soruya yanıt aradım: Bunlardan ilki, 1973 yılında gerçekleşen Birinci Uluslararası İstanbul Festivali'nin ve bu festivali düzenleyen kurum olan İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın aradan geçen süre içinde nasıl değişip geliştiği sorusu. Uluslararası İstanbul Festivali'nin yerini, zamanla, yine İKSV tarafından düzenlenen, film, tiyatro, müzik ve caz festivalleri ve İstanbul Bienali aldı. Bunlara ek olarak İKSV, Rock'n Coke, Film Ekimi ve çocuklar için düzenlenen Minifest gibi daha küçük ölçekli girişimler başlattı ve Avrupa'da gerçekleştirilen bazı etkinliklere katıldı. İKSV bugün, kent kültürü üzerinde söz sahibi olan en önemli aktörlerden biri konumunda.
İkinci soru, bu gelişim sürecinin, İstanbul'un içinden geçtiği dönüşüm ve kırılmalarla...