| Yazar | : | Kamil Fırat |
| İsbn | : | 9758799010 |
| Yayın Tarihi | : | Ocak, 2004 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 191 |
| Ölçü | : | 32 x 32 cm |
| Yayınevi | : | Family Finans Kurumu |
Göksel olanın mimarideki karşılığı olan kubbe, aynı zamanda yapı geleneğinin zorunluluklarından biri olarak ta yapısal bir sonuçtur.
Roma - Bizans anıtsal yapı uygulamalarında ilk olarak görülen "kubbe", Osmanlı'nın yapı anlayışı içinde çok çabuk benimsediği yapı ögesi olmuş ve inanılmaz güzellikteki uygulamalar ile de bir anlamda kendini temsil eden simge haline gelmiştir.
Osmanlı, Söğüt'ten başlayıp İstanbul' da sona eren ve 600 yıldan fazla süren büyük İmparatorluk serüveninde hep kendini "kubbe"lerde simgeleştirmiştir.
Osmanlı "kubbe"lerinde İmparatorluğun tüm dönemsel özelliklerini görmek mümkündür. Alçakgönüllü ilk örneklerden, gücün ve ihtişamın sembolü olan anıtsal yapılara ve yine son yılların yorgunluğunun karşılıklarında Osmanlı, kubbelerde bir anlamda kendi tarihini anlatır...
"Kubbe"leri yapan mimarların büyük çoğunluğunun isimleri tarihe kayıt olarak düşmemişken, bir kısmı yaptıkları bu yapılarla günümüzde de yaşamaya devam ediyor.
Bu isimlerin başında da büyük usta Mimar Sinan gelir.
Büyük ustanın, geleneği yorumu, tasarımları ve yapısal çözümlemeleri ile sıradan olanın ötesinde, kışkırtıcı uygulamaları onu, bugün de hayranlık ve heyecan ile izlenen bir deha haline getirmiştir.