| Yazar | : | Prof. Dr. Feridun Ergin |
| Yayın Tarihi | : | 1982 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 167 |
| Ölçü | : | 16 x 23 cm |
| Yayınevi | : | Filiz Kitabevi |
BANKACILIĞIN TARİHÇESİNE KISA BİR BAKIŞ
"İlk bankalar, tapınaklardır. İlk bankacılar rahiplerdir." İnsanlar, eski çağlardan beri tapınakların gölgesinde güvenlik aramışlar ve zorluklara uğradıkça rahiplerden yardım dilemişlerdir Varlıklarını hırsızlardan, zorbalardan ve düşmanlardan korumak isteyenler, tapınaklara emanet bırakmışlardır. Ödünç tohumluğa, çift hayvanına ve hatta ticaret sermayesine ihtiyaç duyanlar, rahiplere başvurmuşlardır. Mezopotamya'da, Kızıl Tapınak rahipleri, emanet getirilmiş malların hesabını tutmuşlar ve sıkıntı çekenlerden desteklerini esirgememişlerdir. Kızıl Tapınak'larda, iki bin yıl boyunca, mevduat ve kredi işlemleri yapılmıştır.
Mezopotamyalı zengin tüccar aileleri de, kredi işleriyle uğramışlardır. Bu aileler aynı zamanda şarapçılık, emlak alım satımı, emanetçilik, köle tacirliği ve noterlik yapmışlardır. Sümerliler, hububattan % 33 ve gümüşten % 20 faiz almışlardır. Babilli tefeciler, becerikli kâtiplerinin hesap oyunlarıyla, efektif faizi bu oranların da üstüne çıkarmışlardır. Ayrıca borçlunun çocuğunu veya kölesini rehin almışlardır. M.Ö. Sekizinci ve Altı!1cı Yüzyıllarda tefecilik sanatını babadan oğula geçirerek işlerini büyüten ve zenginlikleriyle efsaneleşen iki ad bırakmış aile İgibi ve Nebahiddin'dir.
Devletin tefeciliğe ilk müdahale ettiği ülke, Babil'dir. Ham Devletin Murabi Kanunlarında alacak ve borçlar, faiz ve rehin gibi iktisadi işlemlerle ilgili yaklaşık 150 madde vardır. Ancak Babil'de ve öbür ülkelerde, kanunların borçluları az-çok koruyucu hükümleri, uygulama alanında genellikle etkisiz kalmıştır. Faiz yükü altında ezilerek yoksulluk çekenler, varlıkların kaybedenler, sevdiklerinden ayrı düşenler ve hatta özgürlüklerini satanlar olmuştur.