| Yazar | : | Nicolo Barbaro |
| Yayın Tarihi | : | 1976 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 78 |
| Ölçü | : | 16,5 x 24 cm |
| Yayınevi | : | İstanbul Fetih Cemiyeti |
Barbara'nın İstanbul Fethi Ruznamesi'nin ilk baskısı şehrin beş yüzüncü Fetih yılı münasebetiyle, Fetih Cemiyeti'nce bir ağızda yapılan neşriyat arasında çıkmıştır.
Üzerinden geçen 25 sene gibi uzun bir zamanda Cemiyetin kurduğu İstanbul Enstitüsü, pek çok neşriyat yapmış, imlada, dilde, tertipte istikrar ve devamlılığı sağlamıştır.
Bu ruzname günlük kayıtlar halinde tutulmuş da olsa, dilimize nakli sırasında, Türkçeye ve gramerine sadıkane bir uygunluk sağlanması, Enstitümüzün vazgeçemeyeceği usulüdür.
Müellifin verdiği malumat ve haberlere dokunmak mevzu-ı bahis olamaz. Bunlar olduğu gibi kaldığı halde, sırf şekle ait bir dil tasarrufu ile ikinci baskının lafzı ve bu metni meydana geldi. Bu tasarruf aslında son derece ehemmiyet taşımakla beraber, nihayet lisanımızın bünyesini alakadar eden ve eserin aslına dokunmayan bir üslup meselesidir.
Kezalik has isimler, Viyana'da neşredilen nüshada kâh büyük, kâh küçük yazılmış olabilir; buna tabi olmak lazım gelmez. Bu hata, ya bir dizgi kusuru veya dikkatsizlikten mütevellit olabilir. Viyana'da hata yapıldıysa, mukaddes bir kitap gibi el sürmekten korkmak ve çekinmek ve yanlışları tekrarlamak icap etmez.
Usulümüze uyarak has isimler büyük harfle yazılmıştır. Venedikliden başka herkesin, hatta diğer İtalyanların şahısları hakkında küfürle karışık ağır tabirler ise ruznamecinin tabiatını ve zihniyetini ve o devrin tutumunu gösterir. Bu halet-i ruhiye ise kitabın manevi cephesini aksettirip vak'aları muhakeme ve naklinde tutulan istikameti gösteren asla müteallik bir keyfiyettir. Binaenaleyh aynen kalması tarih bakımından mübrem bir zarurettir. Muhterem mütercim bu ehemmiyetli noktayı büyük bir titizlikle tahakkuk ettirmiş bulunmaktadır.
Viyana'da tab olunan nüshanın haşiyelerine ilaveten yalnız binaların bünyelerine, sur ve kapıların ve diğer mevkilerin bu günkü isimlerine dair haşiyeler ilave edilmiştir.
Bir de iki noktada, doğru olmasına imkân bulunmayan rakamlar hakkında istitrat konmuştur.
Ruzname, müşahedeye dayanan birçok malumat vermektedir.
Müellif husumetlerinde çok katı, fakat şeytan gibi zekidir.