Kod Adı: "Ulu Hakan" 1 (Türk Aydınının Dramı: Medrese'den İmam Hatip'e)

Yazar : Demirtaş Ceyhun
İsbn : 9757960128
Yayın Tarihi : Ocak, 1999
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 293
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Sis Çanı Yayınları

Şimdiye dek kim bilir kaç kez dinlemişsinizdir siz de, kahkahalar atarak. Ünlü fıkradır. Hani, Sultan Abdülhamid'in 1903'ten 1908 yılına, ikinci Meşrutiyet'in ilanına dek, tam 5 yıl Maarif Nazırlığını yapmış Haşim Paşa, okullarla ilgili işler biraz sarpa sarınca; "Ah ... Şu mektepler olmasa maarifi ne güzel idare ederdim." demiş. Haşim Paşa'nın resmini görmedim. Ama hiç kuşkum yok, bütün Osmanlı paşaları ve uleması gibi onun da mutlaka bir kucak dolusu sakalı vardır. Çünkü Osman Nuri Ergin 'in "Türk Maarif Tarihi" adlı kapsamlı çalışmasında verdiği bilgilere göre, bıyıksız ve sakalsız birinin Osmanlı yönetiminde herhangi bir devlet dairesinde görev alabilmesi olanaksızdır. Örneğin, "dedesi ve babası ulema mesleğinde bir aileden olan, Osmanlı müellif ve muharrirlerinden Müstakimzade Süleyman Saadetlin Efendi, medrese tahsili gördükten sonra müderris (medrese öğretim üyesi) olmak üzere üç defa rüus (hocalık) imtihanına girmiş ise de, sakalı hafifüllihye (seyrek, ya da az) olduğu için bir türlü müderrisliğe nail olamamıştır' (O. N. Ergin, Türkiye Maarif Tarihi, İstanbul 1939, c-1, s.101) Bu nedenle, ne zaman dinlesek bu fıkrayı; -Bre koca sakallı... Mektep olmadan maarif olur mu bre!... diye kahkahayı basarız hemen, bir yandan da bu Osmanlı paşasının bilisizliği (cahilliği) karşısında dehşete-düşerek. Yıllar önce Vera Mutafçiyeva adında bir Bulgar tarihçinin, "Cem Sultan Olayı" adlı, gerçekten ilginç bir romanını okumuştum. Hala unutamam. Romanın başındaki açıklama notuna göre, Bayan Mutafçiyeva'nın Cem Sultan 'la tanışması bir rastlantı sonucu olmuş. Osmanlı tarihi üzerine yaptığı bir araştırma sırasında ansızın karşısına çıkıvermiş genç şehzade ve kendisini yeniden yeryüzüne çıkararak, yaşadığı trajik olayları tekrar yargılamasını istemiş. Bilindiği gibi, Cem Sultan, Fatih'in oğludur ve babasının ölümünü duyar duymaz ilan ettiği saltanatı ancak 18 gün sürmüş ve kardeşi Bayezid'e yenilerek ülkeden kaçıp, Fransa'ya Papalığa sığınmak zorunda kalmıştır. İşte, Bayan Mutafçiyeva da, "bugüne kadar tanıdığı kahramanların en sevimlisi" olan bu kişiyi kıramamış...
******Demirtaş Ceyhun

Oktay Aras Kitaplığındaki Demirtaş Ceyhun Kitapları (1)

DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...