| Yazar | : | Dr. Aygün Ülgen |
| Yayın Tarihi | : | 1996 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 276 |
| Ölçü | : | 16 x 23 cm |
| Yayınevi | : | Alfa Basım Yayım Dağıtım |
İslam kentinin siluetinde minareler, toplu yerleşim alanına plastik ve şiirsel katkılarda bulunduğu için genel ve ortak kimliğin başlıca göstergelerinden biri olmuştur. Bu yüzden gezginlerin hatıralarında, edebiyatçıların satırlarında hayranlıkla anlatılan şehirler, büyük ölçüde minarelerin hareket verdiği görüntüleriyle pitoresk bir konum kazanırlar. Gravür ve eski fotoğraflarda ufuk çizgisi veya sahil şeridine dik olarak yükselen minareler, Osmanlı şehirlerinde, servilerle birlikte çevreyi belirleyici düşey kütleler halinde görüntü alanına girerler. Bursa, Edirne ve İstanbul peyzajları tanımlayıcı çizgilerini böylece elde etmişlerdir. Pek çok Rumeli şehrinde tekrarlanan bu özellik, Bağdat, Kahire ve İsfahan gibi diğer İslam şehirleri için bu ölçüde geçerli değildir.
İslam enternasyonalinde Osmanlı şehirlerini farklı kılan yön, özellikle minareleri soylu ve yalın bir anlatımla gökyüzüne tırmandırmayı başaran Klasik devir örnekleriyle belirir. Bu dönemde yerli yerini bulan ölçü-oran ilişkileri görsel anlatımda yüksek bir estetik sonuca ulaşırken; basit bir sayısal anlatım gibi gözüken klasik oranların zamanla kaybedilmesiyle ne denli olumsuz sonuçların ortaya çıkabileceğini günümüz uygulamalarında görüyoruz. Gereğinden fazla yüksek tutulduğu için sakil görünüşten kurtulamayan günümüz betonarme uygulamaları, klasiğe öykünürken kaba bir şekilcilikten hareket ediyor. Şehzade ve Süleymaniye taklidini hedefleyen kalfalar, bütünü yaratan ölçü-oran, ilişkilerini umursamadıklarından kilometrelerce uzaktan kendisini belli eden bu sakaleti sineye çekmek zorunda kalıyoruz.
Klasik minarelerin üstün tasarımındaki sır, herhalde öncelikle ölçü-oran bağlantısındaki ince duyarlılığın ana kütleye katılması sırasında, her şeyin yerli yerine oturtulmasından kaynaklanan buluşlara dayanmaktadır. Bir başka husus minarenin yapı bünyesine bağlanış tarzı, bu unsurun ana kütleyle olan ilişkisidir ki bu durumda birden fazla minarenin plana girmesiyle daha karmaşık çözümlemelerle yeni sonuçlara gidilebilmiştir...