Türkiye'de enerji tüketiminin yaklaşık %40'ı, binaları ısıtmak için kullanılmaktadır. Yapılarda (büro ve oturulan) enerji ekonomisi düşüncesi ile alınacak önlemlerle bu miktarın % 50 sine kadar bir ekonomi sağlanması mümkündür. Henüz Türkiye'de bu enerji ekonomisini yaptırmayı zorlayacak yasal bir yönetmelik yoktur. Olan yönetmelikler de projeciler tarafından uygulanmamakta, (Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlığının 3 Kasım 1977 yönetmeliği - resmi gazete sayı 16102), Mimari projeler yalnız dış görünüş güzelliğine bağlı kalınarak yapılmaktadır.
(Misal: Ankara'da dış yüzeyi yaklaşık 340 m2 olan bir binanın tüm cephesi alüminyum çift camlı pencere yapılmıştır. Eğer yönetmeliklere uyulsa idi bu dış yüzeyin 200 m2'si 20 cm kalınlığında Ytong duvar ve geri kalan 140 m2 yüzey de çift camlı Al. pencere yapılabilirdi.
Edilecek ekonomi: a. -inşaat masrafı farkından 1 milyon lira, b - yakıt masraf fazlası senede 1,5 milyon lira olacaktır. Siz artık yapılan savurganlığı düşünün.)
Ayrıca her 1 m2 fazla ve gereksiz pencere yapılması, 1 ın2 duvar fiyatına nazaran (hele Alüminyum veya demir ve çift camlı pencereler) en az 3 bin lira fazla bir yatırım yapılmasını gerektirir. Bu suretle milli serveti, gerek sermaye yatırımı gerekse işletme masrafları için cömertçe - sorumsuzca sarfetmiş oluyoruz.
(Senede 1 milyon konutun yapılması gerekiyor. Konutlarda, yönetmeliklere uygun kalınarak, duvar - pencere oranı çok düşer (%80 duvar - %20 pencere), ama her fazla 1 m2 pencere yerine 1 m2 duvar yapılsa:
- İnşaattan (milli servetten) ekonomi 3 milyar lira olacaktır.
- Yakıttan ise senede ekonomi 600 milyon lira olacaktır.)
Yapılarda enerji ekonomisi zorunludur.