| Yazar | : | Prof. Dr. Ayfer Özçelik |
| İsbn | : | 9789944978191 |
| Yayın Tarihi | : | Kasım, 2006 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 510 |
| Ölçü | : | 14 x 23 cm |
| Yayınevi | : | İlgi Yayınları |
Osmanlı Devleti'nin son on yılına damgasını vuran İttihat ve Terakki iktidarı, kurumlaşma ve yasama faaliyetleri yanında zihniyet olarak da Cumhuriyetle neticelenen bir dizi olayın yaşandığı son dönem Türk tarihinin en önemli zaman dilimidir. İttihat ve Terakki Cemiyeti / Fırkası devletin yıkımı ile sonuçlanan Birinci Dünya Savaşı'nın ardından 1918'de kurumsal olarak varlığına son verse de Milli mücadele ve daha sonra kurulan Cumhuriyet döneminde de ağırlığını hissettirmeye devam etmiştir. Kabul etmek gerekir ki adeta yanıp sönen bir yıldız gibi iyi ve kötüsü ile geçip giden bu hareket Türk siyasal hayatının zihni dokusunun örülmesinde etkilerini ve varlığını daha çok uzun yıllar devam ettirecektir. Özellikle 31 Mart sonrası girişilen yoğun yasama faaliyetleri sonrasında çıkarılan ve bu zihni yapıyı aksettiren pek çok kanun cumhuriyet döneminde de varlığını çok az değişiklikle uzun zaman koruyacaktır. Kısaca bu dönem her açıdan incelenmeyi hak etmektedir.
2001 yılında Denizli'de özel yayın olarak ilk baskısı çıkan bu çalışma cumhuriyetle sonuçlanan bir dönemin sosyal, fikri ve hukuki açılardan daha iyi anlaşılabilmesine katkı olur umuduyla yapılmıştır ve "Sahibini Arayan Meşrutiyet" adlı kitabın devamı niteliğindedir. Hemen belirtelim ki, özgünlük iddiasında bulunmayan bu çalışmada Meclis-i Mebusan zabıtları esas alınmıştır. Zira milletin sesi olarak kabul edilen Meclis-i Mebusan kürsüsünden, devrin meseleleri bütün çıplaklığı ile dile getirilmiştir. Nitekim çalışma süresinde, adı geçen zabıtların, gerçekten de kıymetli bir kaynak olduğu bir kere daha anlaşılmıştır. Özellikle Osmanlı Devleti'nin meselelerinin ele alınış tarzı, çalışmayı yapanın merak ve ilgisini bir kat daha söz konusu zabıtlara çekmiştir. Kısaca, çalışmayı yapan, bir kez daha zabıtlardan daha çok şey öğreneceğimiz kanaatine varmıştır.
Meclis-i Mebusan'da görüşülen ve ciltler tutan konuların çokluğu, doğal olarak bir seçme yapmak zorunluluğunu doğurmuştur.