| Yazar | : | Ali Berktay |
| İsbn | : | 9758106090 |
| Yayın Tarihi | : | Ekim, 1996 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 105 |
| Ölçü | : | 10 x 18,5 cm |
| Yayınevi | : | Mitos Boyut Yayınları |
İslam Tahini ne kadar biliyoruz? Bildiklerimizin ne kadarı gerçek, ne kadarı efsanedir? Kaldı ki, gerçek dediğimiz şey yüzyıllar ve kuşaklar birbirlerinin izledikçe defalarca yeniden yorumlanır, biçim ve anlam değiştirir. Kimi kez gerçek efsaneye dönüşür ve bu efsane gerçekten daha güçlü bir gerçekçilik kazanır. Tarihsel konulu roman, oyun ya da şiir, tam da bu noktalarda, gerçeğin efsaneye dönüştüğü ve böylece daha da büyük bir gerçeklik kazandığı yerlerde kök salar, mayalanır.
Shakespeare'in tarihsel konulu oyunlarındaki gerçek, tarihsel gerçeği ne ölçüde yansıtıyor? Kral Lear'in İngiltere'nin mi yoksa başka bir ülkeni kralımı olduğunu, çoğu an, tam olarak anımsamıyorum bile. Bunun bir önemi var mı? Hamlet'in Danimarka Prensi olması ya da olmaması, oyunun örgüsünde neyi değiştirir? Bayan Macbeth hangi ülkenin kraliçesidir? Soruları çoğaltabiliriz... Shakespeare, tarihsel konulu oyunlarında tarihsel gerçekliği değil, insan ruhunu, insan kişiliklerini, karakter ve ahlak çatışmalarını, tüm toplumsal değişmeler karşı değişmeyen kimi değerleri, kimi insan özelliklerini araştırır... Cesaret ve korkaklık "ezeli ve edebi"dir... İyilik ve kötülük, kararlılık ve kararsızlık, alçaklık ve yüce gönüllülük, hıyanet ve sadakat, nefret ve aşk da öyle... Bu karşıt kavramlar listesinin sonsuzca uzatabiliriz. Bütün sorun nerede, hangi safta durduğumuzdur... Hayatın sonsuz ve heyecan verişi akışında biz neredeyiz, kimiz?
Ali Berktay, Kerbela'sını tam bu noktalarda, bu ve buna benzer sorularla yanıtlar arayarak yanıtlarını sezdirerek, ustaca koruyor..."Kerbela"nın İslam tarihinin bir gerçeği olduğu, efsaneye dönüşen ve böylece daha da güçleşen, ölümsüzleşen bir gerçek olduğu doğrudur ve önemlidir... Fakat daha da önemli olan "Kerbela" Faciasının zalimle mazlumun, ikiyüzlülükle mertliğin, acımasızlıkla sevecenliğin, ahlakı değerlere bağlılıkla dinginsiz bir iktidar hırsının çatışması olarak, yüzyıllar boyunca efsaneleşip bugünlere ulaşmasıdır.