| Yazar | : | İbrahimn Yarış |
| İsbn | : | 9789944606264 |
| Yayın Tarihi | : | 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 192 |
| Ölçü | : | 22,5 x 30 cm |
| Yayınevi | : | İstanbul Ticaret Odası |
İstanbul; semalardan gelen emirle kurulan şehir. Yüzyıllardır her renkten, her karakterden insanı emziren şefkatli anne. Son elli yıldır bünyesine yoksul göç katarlarını da ekleyerek kaosla birlikte yaşamayı öğrenen yorgun liman...
İmarından, su ihtiyacına, çevre düzenlemesinden, temizliğine, yol yapımından, trafiğine kadar yığınla sorunu aşmaya çabalayan yorgun şehir...
Bu şehrin her türlü probleminin zamanla üstesinden gelinmiş ancak ulaşım, eski ifadesiyle seyr-ü sefer işleriyle ilgili problemler bir türlü bitmek bilmemiş. Şehir sakinlerini istedikleri yere, istedikleri zaman götürebilmek her zaman ciddi sorun olmuş. Önceleri araç ve yol sorunu, sonrasında ise insanların öbek öbek bu şehre akın etmeleri toplu ulaşım hizmetlerini karmaşık hale getirmiş. İstanbul' u yönetenler çoğu zaman çaresiz kalmışlar.
Gerek Osmanlı, gerekse Cumhuriyet Dönemi'nde önemli projeler için çabalar harcanmış. Ancak konforlu ve huzurlu bir toplu taşıma hizmeti yazık ki istenilen düzeyde verilememiş.
Çünkü her dönem imkânlar sınırlı, insan sayısı çok.
İlk toplu taşıma aracı, 1850 yılındaki Boğaz seferini yapan Şirket-i Hayriye Vapurları. Öyle ki, ilk vapurun Boğazın mavi sularını yararak insanları taşıdığı günden bugüne kadar gündemde kalmış şehir içi toplu ulaşım.
İstanbul gibi bir anakentte yaşayıp ta toplu ulaşım araçları ile ilgili bir anısı olmayan yok gibidir. Okula, işe yahut misafirliğe giderken kullandığımız toplu ulaşım araçlarında çok ciddi vakit geçiriyoruz. Geçirdiğimiz bu vakitler belki kalabalık ya da trafikten dolayı nahoş vakitler oluyor. Ancak bir yönüyle de önemli bir kent kültürü oluşuyor…