| Yazar | : | Hikmet Saim |
| Yayın Tarihi | : | 1954 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 160 |
| Ölçü | : | 11,5 x 16 cm |
| Yayınevi | : | Derya Yayınları |
Herkes ressam Hilmi'yi öldü sanıyordu: Karısı Meliha, o unutulmaz gün, akşamın geç vakitlerine kadar kendisini ümitle beklemiş, uzun bir geceyi, uyuyamadan heyecanla geçirmişti.
Hilmi ertesi günü de eve dönmeyince durum polise aksetti. Muhtelif polis merkezlerinden gelen haberlerin hiçbiri Meliha'nın merakını tatmin etmiyordu. Araştırmalar netice vermemiş, Hilmi'nin durumu hakkında malumat elde edilememişti.
İnsanlar sevdikleri varlıkların kıymetini onların yokluğunda daha iyi anlıyorlar. Ölüm haberi kalplerimizde sonsuz bir sevgiye hayat veriyor: sevgiyi körükleyen bir kuvvet 'bu ölüm".
Meliha, kocasının yaşadığından ümidi kesince böyle düşündü.
Gün geçtikçe vaziyetin karışmasından istifade eden gazeteler de bir müddet için hadiseye önem verdiler. Fakat Büyükada'da bir cesedin balıkçılar tarafından denizde bulunması ve günlerden beri suda kalmış olan cesedin adeta tanınmaz hali onların bu mevzudaki neşriyatlarını sona erdirmeye kâfi gelmişti…