| Yazar | : | Nijat Özön |
| İsbn | : | 975791715x |
| Yayın Tarihi | : | Mart, 1995 |
| Dil | : | Türkçe |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Kitle Yayınları |
(1. Ciltten Devam)
Sinemanın belirli bir konusunu seçip de kaynak arayan bu araştırmacılar, sinema dergilerinde konularıyla ilgili çok az kaynak bulabildiklerinden ya da hiç bulamadıklarından yakındıklarında, az önce belirttiğim yayım organlarından oldukça geniş kaynaklar aktardığımda şaşırıyorlar.
Bu ikincil ama yine de önemli nedenlerin yanında birincil neden, yalnızca Türk sinemasıyla ilgili yazıların yer aldığı bu derlemede, Türk sinemasının özel koşullarından dolayı, ele alınan konuların, sorunların güncelliğinden hemen hiçbir şey yitirmemiş olmasıdır. Sinemamızın öteden beri ele alınan, dile getirilen işleyimsel, tecimsel, sanatsal, estetik sorunlarından hemen hiçbiri çözülemediğinden, tam tersine bunlar üst üste binip, katmanlaşıp, çözümleri de bir o denli güçleştiğinden, bu derlemedeki yazılar da, olağan koşullarda belki de hiç taşıyamayacakları güncelliği, tazeliği ve önemi ister istemez sürdürmektedir.
Bu durum, bir yandan da, bu konuda niye yeni bir kitap hazırlanmayıp da bir derlemeye gidildiği sorusunun yanıtını kendiliğinden verir. Gerçekten de, istenseydi, bu yazılar harmanlanıp Türk sinemasının bütün bu sorunlarını ele alan, üstelik böylelikle kimi zaman yinelemelere düşmekten kurtulan özgün bir yapıt, hem de oldukça zahmetsizce, ortaya konabilirdi. Ama onu değil de bu yolu yeğlemenin nedenleri var. Başlangıçtan günümüze dek sinemamızın çözülmesi gereken sorunlarının belki de insanı bıktıracak denli yinelendiğini ama yine de çözülemediğini, çözülmeye bile yanaşılmadığını, bundan dolayı gittikçe karmaşıklaşıp ortaya daha çetin sorunlar çıkardığını, sonunda da bugünkü noktaya geldiğini, böyle bir tümce mi daha inandırıcı olarak ortaya koyar; yoksa 1950'lerde, 1960'larda, 1970'lerde, 1980'lerde yayımlanmış yazıların art arda dizilmesi mi? Bir başka neden, yazılardan çoğunun eski sorunlara yenilerinin eklendiğinde durumu sıcağı sıcağına yansıtmasıdır; eleştirinin, sinema yazarlığının yanı sıra bir çeşit "görgü tanıklığı" yapmasıdır. Bir de kişisel, ama daha az önemli olmayan bir neden var: Eleştirmenlik, yazarlık sorumluluğu... Dörtlü bir sorumluluk bu: Yapıta, yapıtı üretene, yapıtı tüketene ye kendi kendine karşı...