| Yazar | : | Neşe Cehiz |
| İsbn | : | 9751023378 |
| Yayın Tarihi | : | 2005 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 110 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | İnkılâp Kitabevi |
Kanlıca'da yaşayan, birbirlerini delicesine, taparcasına, ölürcesine, öldürürcesine seven bir kızla bir delikanlı, bin bir zorlukla gerçekleşen buluşmalarında, onlarca, yüzlerce, binlerce kez sevgilerini haykırdıktan sonra pattadak evlenmeye karar verdiler. Evlilik kararıyla birlikte önlerine çıkan sayısız engeli aşarken de tutkuları dinmedi, birbirlerini çok sevdiklerini, çıldırasıya, ölesiye, tükenircesine sevdiklerini haykırmaya devam ettiler.
Kanlıca'nın hatırı sayılır, fiyakalı iş adamlarından, kurdele ve fiyonklu papyon tüccarı feşmekanların fidan gibi tazecik kızı, fincan fincan fal kapatıp ağaçlara deste deste dilek kurdelesi bağladıktan sonra, çıldırasıya sevdiği oğlanı tanışmaya götürdüğünde razı gelmedi babası, kaşının üstünde gözü var diyerek. Oğlanın annesiyse hiç sevmedi hazırcevap, histerik ve fıkırdak kızı, karşı çıktı burnunun altında ağzı var diyerek. Konu komşu, hısım akraba, tanıyan tanımayan kim varsa karşı çıkıyordu ve bunların hepsi birlikte gençlere göz açtırmıyordu. Aileler, evlenirlerse hiçbir yardımda bulunmayacağını yineliyordu boyuna. Kızın geçenlerde dişçi Mete Abi'ye gidip, o çapkın dişçiye ağzını açıp da diş etlerini temizlettirmesi bardağı taşıran son damla oldu. Eğer evlenirlerse evlatlıktan reddedecekti oğlanı ailesi.
Kanlıca'nın çılgın âşıkları, bu kıran kırana savaşın üstesinden gelemeyeceğini anlayıp ailelerini bir kenara bıraktı, kendi başlarına nikâh işlemlerine başladı. O salakların, o halden anlamayan fikirsiz morukların ruhlarında böyle bir ateşle kavrulmadıklarına, böylesine çılgın bir aşkla hiç karşılaşmadıklarına hükmettiler. Gizlice evraklar hazırlanırken, falandır filandır, şudur budur derken daha da alevlendi aşkları. Nikâh işlemleri sırasında o kadar sabırsız, o kadar aceleciydiler ki, bir an önce kavuşmak için birbirlerine yıldırım nikâhı kararı aldırdılar.
Kanlıca'nın çılgın âşıkları titriyordu artık, birbirlerine rahatça sarılmanın, koklaşmanın ve aynı yastığa baş koymanın heyecanıyla…