| Yazar | : | Aslı Davaz-Mardin |
| İsbn | : | 9757306347 |
| Yayın Tarihi | : | Hziran, 1998 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 549 |
| Ölçü | : | 16,5 x 24 cm |
| Yayınevi | : | Kadın eserleri Kütüphanesi, TETTV |
Geçmişle ilgili anlatılara bakıldığında, kadınların sistematik bir biçimde yok sayıldıklarını gözlemliyoruz. Bu nedenle, kadınların tarihi ile ilgili veri arayan kadın tarihçiler, kadınların görünmezliği olgusu ve sorunu ile karşılaşıyorlardı. Kadınların tarihi belgelerde yok sayılması ya da unutulması, tarihsel olayların algılanışında yanılgılar doğurmaktaydı. Bu sorunu aşmak üzere yola çıkan kadın tarihçiler, tarihsel incelemede cinsiyet kategorisini kullanarak, kadınları, değişimin aktif aktörleri olarak kabul eden yeni bir bakış açısı geliştirdiler. Bu bakış açısı, varolan tarihsel kategorilerin sorgulanıp yeni tanımların tarihsel anlatının içine katılmasına neden oldu. Kadın tarihçiler tarafından geliştirilen yöntemler, geleneksel tarihçiliğin biçimine ve vurgusuna yeni bir kategori getirdi. Bu yönü ile kadın araştırmalarının, tarih bilimine de önemli bir katkısı oldu.
Araştırmalara kadınların dahil edilmesi, tarih kavramının sınırlarını genişletti. Bu süreç, kullanılan kavramların yeniden tanımlanmasına neden oldu. Geleneksel tarihçilikte kadınlar, tarih söyleminin odak noktası değildi; çünkü tarih, kadınların katılmadığı savaşların, üyesi olmadıkları parlamentoların ve fethetmedikleri imparatorlukların incelenmesiydi. Bu nedenle kaynak-belgeleri, kadınlarla ilgili verileri bulmak amacıyla yeniden incelenmesi önemlidir. Ayrıca bu belgelerin, genellikle kadın konu başlığı altında sınıflandırılmamış olması, bu verilere erişim konusunda önemli bir engel teşkil etmektedir.
Kadın tarihçiler, kadın tarihinin kaynakları olarak hem geleneksel kaynakları hem de geleneksel olmayan kaynakları (alternatif kaynakları) kullandılar.
Geleneksel kaynaklarda (kütüphane koleksiyonları, devlet arşivleri, mahkeme kayıtları, sayım belgeleri, sivil toplum kuruluşlarının arşivleri, dini kuruluş arşivleri vb.) kadının görünmezliği, bu kaynaklarda kadına ait bilgi olmadığından değil, kadına ait bilgilerin tarihçilerin ilgi alanının dışında olmasından, su yüzüne çıkarılmamasından kaynaklanmaktaydı. Kadın tarihçilerin bu belgelere kadını arayan gözle bakmaları sayesinde tarihte kadınların varlığı ortaya çıktı...