| Yazar | : | Hakan Yılmaz Çebi |
| İsbn | : | 9759146258 |
| Yayın Tarihi | : | Ocak, 2006 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 251 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Pegasus Yayınları |
Mecidiyeköy'de kitaba giriş cümlelerini yazmaya hazırlandığım sırada, arkamdaki Dünya Gündemi gazetesinin arşivindeki kitap raflarına nedense bakma gereği duydum. Elim özellikle bir kitaba gitti. Bu kitabın yazarı, kendisiyle ilgili daha önce çalıştığım Zaman Gazetesi'nde özel bir yazı hazırladığım merhum Seyyid Ahmet Arvasi'ye aitti. Basım tarihi 1988 olan bu kitabı bir daha elime aldığımda, ön sözündeki cümleler adeta gözlerimde yaş olmaya başladı. Ruhumdan geçen bütün düşünceleri, ülke meselelerine düşkün, imanlı vatan evlatlarının ortak hallerini o kadar güzel kaleme almış ki...
"Ben İslam iman ve ahlakına göre yaşamayı en büyük saadet bilen, büyük Türk milletini iki cihanda aziz ve mesut görmek isteyen ve böylece İslam'ı gaye edinen Türk milliyetçiliği şuuruna sahibim." Benim milliyetçilik anlayışımda, asla ırkçılığa, bölgeciliğe ve dar kavmiyet şuuruna yer yoktur. İster azınlıktan gelsin, ister çoğunluktan gelsin, her türlü ırkçılığa karşıyım.
Hz. Muhammed'in: "ilim İslam'ın kaybolmuş malıdır, nerede bulursa almalıdır," tarzında formülleştirdikleri mukaddes ölçüye bağlı olarak hızla "çağdaşlaşmak" gereğine inanmaktayım. Bu Türk-İslam kültür ve medeniyetinin yeniden doğuşu (Rönesansı) olacaktır. İslam'dan zerre taviz vermeksizin yepyeni kadrolar ve müesseseler ile zamanımızın bütün meseleleri vahyin, peygamber tebliğlerinin ve din düşünürlerinin açıklamalarının ışığında, yeniden bir tahlile ve düzenlemeye tabi tutulabilir. İnanıyorum ki; hem Türk olmak, hem Müslüman olmak hem de uygar dünyaya öncülük etmek mümkündür. Ecdadımız bütün tarihleri boyunca bunu denediler ve başarılı oldular. O halde, bizler niye bu tarihi misyonumuzu yerine getirmeyelim.
Asla unutmamak gerekir ki, yabancı ideolojiler, yabancı ve istilacı devletlerin fikir paravanalarıdır. Milletleri içten vuran sinsi tuzaklardır. Bunu bildiğim ve buna inandığım içindir ki, "Türk devletini bölme ve parçalama oyunlarına" karşı durmayı bir namus ve vicdan borcu bilmekteyim...