Jak E. Debahar
Galatasaray Lisesi hikayem 1961’de Ortaköy’de başladı. Yetiştirici A’da hepimizin aşık olduğu uzun sarı saçlı Fransızca hocamız Mme. Michèline SALZEDO’yu, bir de, Müzik ve Beden Eğitimine gelen Enver HARAÇCI
hocayı hatırlıyorum. Kışın ortasında Boğaz’da kendini sulara atıp hepimizi hayrete düşürür, buz gibi sularda bir aşağı, bir yukarı rahat rahat yüzerdi.
İstanbullu olduğumuz için hafta sonları eve evci çıkardık. İlk bir iki hafta annem okula kadar, iki, belki de üç otobüs ile götürmüştü beni. Neyse, sonra annemi ikna etmeyi başararak ki, o zaman Kurtuluş’ ta otururduk, tek başıma gitmeye başlamak, 11 yaşında bir çocuk için, bende çok büyük bir güvence oluşturmuştu.
Ortaköy’de en büyük ağabey olmaktan, Beyoğlu’na geçince de en küçük kardeş olmak tabii biraz zor gelmişti ilk sene. Ancak, büyük abilerimizden, hiç bir olumsuz davranışa maruz kaldığımızı hatırlamıyorum.
Bir tek Grand Cour’ a girmemize izin verilmezdi o zamanlar.
Ne muhteşem bir okulumuz vardı. Hatıralar saymakla bitmez.
Liseden sonra İsrail’de İnşaat Mühendisi olmak nasip oldu.
18 aylık yedek subaylıktan sonra bir müddet Türkiye’nin en meşhur mimarlarından, Aydın Boysan ile çalıştım. Mesai saatinden saatinin bitiminden sonra, ofiste oturup hikaye ve nüktelerini dinlemeye doyum olmazdı.
1980 den beri New York’ta oturduğumuzdan, GSL pilav günlerine katılmak mümkün olamadı ancak bir Galatasaraylı Galatasaray Liseli olmaktan gurur duymamak mümkün mü?
Bütün kardeşlere sevgilerimi iletiyorum.
Bibliyografya
Sıra Dışı Hayatlar Cilt 14 - Galatasaray Liseli Mühendisler - Mimarlar
hocayı hatırlıyorum. Kışın ortasında Boğaz’da kendini sulara atıp hepimizi hayrete düşürür, buz gibi sularda bir aşağı, bir yukarı rahat rahat yüzerdi.
İstanbullu olduğumuz için hafta sonları eve evci çıkardık. İlk bir iki hafta annem okula kadar, iki, belki de üç otobüs ile götürmüştü beni. Neyse, sonra annemi ikna etmeyi başararak ki, o zaman Kurtuluş’ ta otururduk, tek başıma gitmeye başlamak, 11 yaşında bir çocuk için, bende çok büyük bir güvence oluşturmuştu.
Ortaköy’de en büyük ağabey olmaktan, Beyoğlu’na geçince de en küçük kardeş olmak tabii biraz zor gelmişti ilk sene. Ancak, büyük abilerimizden, hiç bir olumsuz davranışa maruz kaldığımızı hatırlamıyorum.
Bir tek Grand Cour’ a girmemize izin verilmezdi o zamanlar.
Ne muhteşem bir okulumuz vardı. Hatıralar saymakla bitmez.
Liseden sonra İsrail’de İnşaat Mühendisi olmak nasip oldu.
18 aylık yedek subaylıktan sonra bir müddet Türkiye’nin en meşhur mimarlarından, Aydın Boysan ile çalıştım. Mesai saatinden saatinin bitiminden sonra, ofiste oturup hikaye ve nüktelerini dinlemeye doyum olmazdı.
1980 den beri New York’ta oturduğumuzdan, GSL pilav günlerine katılmak mümkün olamadı ancak bir Galatasaraylı Galatasaray Liseli olmaktan gurur duymamak mümkün mü?
Bütün kardeşlere sevgilerimi iletiyorum.
Bibliyografya
Sıra Dışı Hayatlar Cilt 14 - Galatasaray Liseli Mühendisler - Mimarlar