| Yazar | : | Mustafa Çetin |
| İsbn | : | 9752707807 |
| Yayın Tarihi | : | Mayıs, 2005 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 200 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Grafikevi |
Onu en iyi, Garaguz'un başından görürsünüz:
Pürenlik'ten başlayıp 20 dakika kadar tırmandıktan sonra bir kaya grubuna varılır. Burası, sanki oturup kaderimizdeki yazgıyı görebilecekmişiz gibi aşağıdaki vadiyi ve köyü, gizemli bir sessizlikle uzun uzun seyrettiğimiz yerdir
Öğleyin, bu kayanın üstünden, gözünüzü, sonsuz zuma alıp bakışınızı kendi doğasına bırakırsanız aşağıda, açık yüzleri doğu ve batıda; şişkin yayları, güney ve kuzeye doğru gerilmiş bir "Parantez" görürsünüz. Bu parantez sanki, şiirin anlattığı "İki kapılı han"dır. Hangi kapısından girilir hangi kapısından çıkılır bilinmez ama bu köyün insanları, bu parantezden çıkmazlar. Takdir geldiğinde omuzlara alınır; geride kalanlara ders verecekmiş gibi köyün karşısındaki, eski adıyla Gözün Başı'ndaki, yeni ve sonsuz hayatına taşınırlar.
Vadiye, doğu kapısından bakacak olursanız bu kapıdan içeriye, bir demiryolu; eski ve yeni olmak üzere iki kara yolu ve az doğudaki Başçeşme Köyü'nden başlayarak Kaklık sınırındaki Batak Köprü'ye kadar uzanan bir derenin hep birlikte girdiğini görürsünüz. Bunlar, Alikurt Ovasını, üçe bölerek köye yaklaşırlar; harman yerinde, köy ile karşılaşınca, demiryolu, güneye döner ve Gözün başında, dere ile yanyana gelirler. Musa Tepesinin batısında, köyün yanından gelen karayolu ile tekrar buluşurlar ve üç kafadar, yanyana, Batak köprüye kadar giderek Kaklık sınırında kendi yollarına giderler.
Parantezlerden kuzeydeki, Karataş'tan başlar; Sığır Eğreği, Üstçam, Kızılarkaç, Akgöz, Faraş, Büyük Uzundere, küçük Uzundere, Karaseki, Ürküt, Zebören, Damyeri ve Çat Tepesi'nde biter. Güneydeki ise; Garaguz Dağı, Gocaboğaz, Dağılgan, Yeşil Dede, Çakal Yurdu, İncioğlan Deresi, Cuğaşır, Hasanbele'nin Dere, Erbı'nın Dere, Amatça'nın Dere ve Kuru İn'de Kaklık sınırındaki dikmelere ulaşır.
Köyün geçim kaynağı "ova", Garaguz'un önü ile Pürenlik'ten başlar; güzel güzel adlar alarak Musa Tepesi'nin doğusu ile Karaseki'nin güney batısının buluştuğu "Harman yeri"nde biter.