| Yazar | : | Tevfik Çavdar |
| İsbn | : | 9789755335414 |
| Yayın Tarihi | : | Temmuz, 2007 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 559 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | İmge Kitabevi |
Babıali benim için daima gizemli bir yokuş olmuştur. Bu yokuş u ilkokul çağında tanıdım. Ömrümün bir bölümünü, ilk gençliğimi bu yokuş çevresinde geçirdim. Babıali, Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetimini simgeleyen bir yerdir. Sadrazamlık dairesi bu mekânda yer alır. Anlam olarak "yüksek kapı" demektir, Frenkler o dönemde buraya "Sublime Porte" derlerdi. Nezaretlerin önemli bir kısmı da bu semtte bulunmaktaydı. Cumhuriyetten sonra Sadaret Binası, İstanbul vilayet binası oldu.
"Babıali" diye nitelediğimiz yokuş Sirkeci'den başlayan ve Divanyolu'na Sultan Mahmut Türbesi'nin yanından ulaşan dik bir sokaktır. Cumhuriyet döneminde adı "Ankara Caddesi" olmuştur. Buraya Cağaloğlu yokuşu da denir, bir dönemin gazetecileri, yazarları için burası "Bizim Yokuş" diye nitelenirdi. Babıali yokuşu ve çevresi on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren Türkiye'nin düşün ve iletişim hayatında, uzun süre odak noktası olarak kalmıştır. Gazetelerin, dergilerin yönetim merkezleri, basımevleri ve yayınevleri hep bu çevrede yer almışlardır.
Yokuş, Sultanahmet'ten Eminönü'ne giden tramvay yolunun Sirkeci'ye bakan noktasından başlardı. Büyük Postahane sapağına kadar sağlı sollu birkaç aşevi bulunurdu. Bunların en ünlüsü "Konyalı" lokantasıydı. Sapaktan sonra caddede kitabevleri yer alırdı. Sağda sırayla İnkılap, Semih Lütfi, Ahmet Halit Yaşaroğlu, Afitap, Remzi ve Kanaat Kitabevleri vardı. Remzi Kitabevi'nin yanındaki kapıdan "Us kardeşlerin" Vakit Yurdu'na çıkılırdı. Gene aynı sırada Milli Eğitim Yayınları'nın satıldığı yeri de anımsıyorum. Çünkü ders kitaplarını buradan alırdım. Sirkeci'den yukarıya doğru çıkarken sol kaldırımda, Yeni Postane'ye giden yolun tam karşısında Tan gazetesinin (sonradan tahrip edilen) matbaası ve idarehanesi (Tan evi) göze çarpardı. Onu Türkiye'nin demokrasi ve kültür tarihinde yeri olan ünlü Meserret Oteli izlerdi. Hilmi Kitabevi aynı kaldırımda biraz alçakta yerini alır ve nihayet "Babıali" kapısının hemen yanında "Yavrutürk", "Binbir Roman" vb. gibi çocuk yayınlarıyla ünlü "Türkiye Yayınevi"nin bulunduğu binaya rastlanırdı...