| Yazar | : | Faik Bulut |
| İsbn | : | 9758402048 |
| Yayın Tarihi | : | Mayıs, 1999 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 240 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Su Yayınları |
Tanzimat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet tarihini inceleyenler, üç ana akımla karşılaşırlar: Batıcılar, İslamcılar, Türkçüler. Bunların alt kolları veya türevlerini bulmak da mümkündür. Sözgelimi katıksız Batıcılar, kısmi Batıcılar; yurtsever milliyetçiler, ırkçı Türkçüler, Türk-islamcılar; halis muhlis dogmatik veya ortodoks İslamcılar, modern ılımlı İslamcılar, vs.
Bütün akımların aynı dönemde ve eşit ölçüde yükseldiğini söylemek mümkün değildir. Dış etkilerle doğanların yanı sıra, bunlara tepki olarak ortaya çıkıp süreç içinde billurlaşanları da bulmak olasıdır.
Aynı dönemde ele alınıp tartışılan konulara şöyle bir göz atalım: Batıcılık, çağdaşlaşmak, Frenkleşmek, İslamcılık, Türkçülük, Panislamizm, ümmetçilik, Panturanizm, milliyet meseleleri (Türklük, Kürtlük, Çerkeslik, Ermenilik, Araplık, vs), din ve mezhep meseleleri (İslamiyet, Hristiyanlık, Yahudilik, Alevilik, Sünnilik, Şiilik), dini eğitim veren medreseler, modern mektepler, kadınların okula gidip gitmemesi, kızların ne kadar okuyacağı, kadın erkek eşitliği, kadınlarla erkeklerin bir arada bulunması, kadınların ev hanımlığı veya dışarda çalışması, karma eğitim, kadın haklan, feminizm, tesettür, örtünme, türban, çok kadınla evlilik, başlık parası, görücü usulü evlenme, kız-erkek ilişkileri, içki, ahlak, din, iman, şeriat, laiklik, faiz, haram, helal.
Bugün de öyle değil mi? Benzer konular, 1990'dan beri, özellikle Refah Partisi'nin yerel yönetimleri kazanıp, iktidar ortağı olmasıyla birlikte tartışılmaya başlamadı mı? Refahlı belediye başkanları "içki içilen yerleri kapatacaklar mı, haremlik-selamlık uygulamalarını hayata geçirecekler mi? Şeriatı yatak odamıza kadar sokacaklar mı? Herkese çarşaf giydirecekler mi? Türkiye, Cezayir ve İran mı oluyor?" sorularına cevap aranmadı mı?
Konya gibi Refah'ın kalesi sayılan büyükşehir belediyelerinde, otobüs ve bazı kamu yerlerinde haremlik-selamlık uygulamaları olmadı mı?..