| Yazar | : | Şefik Memiş, İbrahim Yarış |
| İsbn | : | 9786055592332 |
| Yayın Tarihi | : | 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 204 |
| Ölçü | : | 16,5 x 24 cm |
| Yayınevi | : | İst. Büyükşehir Kültür A.Ş. |
Yaşam kendi seyrinde ilerlerken bir adamın kafasına elma düştü. Etraftakiler, her zaman görmedikleri bu sahneye güldüler. Burada yerçekimi yasası değil, ansızın ortaya çıkan uyumsuzluk yasası fark edildi i keşfedildi. Sonra da buna gülme şeklinde tepki verdiler... Başka biri nehrin kıyısında yürürken ayağı kaydı ve suya düştü. Aslolan onun yürümesiydi, düşmesi değil. Fakat bu alışılagelmişin dışındaki fotoğraf, izleyenleri kahkahaya boğdu. Adam da ayağa kalkmaya yeltenirken, zayıf olduğunu göstermemek için savunma güdüsüyle güldü. Böylelikle gülme eylemi çoğaldı, yeni anlamlara gebe olduğunun ilk 'işaretlerini verdi. Eski Yunan'da suda yaşadıkları halde yüzmeyi öğrenemeyen çağanozların ilk mizah örneklerinden sayılması da bunun en tipik örneklerindendir.
İnsan, yaşamın kendine yüklediği sorumlulukları yerine getirirken başına gelen "olumsuzlukları" kolay aşabilmek, hatta keyif alabilmek için mizahı keşfetti. Yoksa yaşam koyu bir kabuS1:u. Bu durum, mizahın acılara ve başarısızlıklara karşı kişiyi aldattığı anlamına gelmiyor. Tam tersine mevcut durumu kahrolmadan kabul ederek yeniden motive olmayı ve yeni stratejiler üretmeyi sağlıyor.
Nasıl ki, su gözesinden fışkırmaya başlıyor ve uğradığı her yerde başka nesnelerle, insanlarla karşılaşıp dönüşüyorsa, mizah da ulaştığı her yerde başka insanlık halleriyle karşılaşıyor, kaynaşıyor ve yeni ürünler oluşturuyor.
Mizah, gün oldu, Hamlet gibi, delilik ve dâhilikle buluştu; tirajikomikliğin, intikam almanın, adaleti ortaya çıkarmanın sembolü oldu. Gün oldu kralların soytarısı oldu; hükümdarın sıkıntısını, buhranını almak için eğlendirerek danışmanlık yaptı.
Derken bir cambaz oldu, akrobasiyle buluştu.
Gün geldi, sözün arasına girip, yergi, hiciv oldu. Palyaço oldu...