| Yazar | : | Mehmet Güntekin |
| İsbn | : | 9786055592349 |
| Yayın Tarihi | : | 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 101 |
| Ölçü | : | 16,5 x 24 cm |
| Yayınevi | : | İst. Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. |
Kitabın başlığındaki "musikişinas" kelimesini epeyce zamandır kullanmaz olmuştuk. Telaffuzundaki musiki açısından eşsiz bir kelime... "İstanbul"u söylerken kulaktan kalbe giden sıcaklığa benzer bir sıcaklığı var; öylesine İstanbullu... Doğrusu, bu iki güzel kelimeyi bir arada kullanabilmek de güzel bir tevafuk oldu.
Aslında kitaba ad ararken başka bir seçeneğimiz de yoktu. "Musikişinas" kelimesinin yerine ne seçsek olmadı. Zira ne sadece bestekârları konu ediyorduk, ne yalnızca ses sanatkârlarını veya saz sanatkârlarını... Güfte şairinden nazariyatçısına, bestekârından musiki yazarına, çalgı yapımcısından evini meşk meclisi haline getiren musiki sevdalısına kadar, İstanbul'un musiki hayatını ilmek ilmek örmüş meşhur veya meçhul kahramanlardı mercek altına aldıklarımız... Ve hepsini birden kuşatabilecek bir kelimeye, bir kavrama ihtiyacımız vardı. "Musikişinas"ı böyle seçtik; -şinas eki, musiki kelimesine, "bilen", "tanıyan", "anlayan" anlamlarını katıyordu.
Peki, yüzyıllardır İstanbul'un musiki iklimini oluşturan kaç musikişinası vardı? Veya soruyu başka türlü soralım:
İstanbul musikisini bu kitaptaki 100 musikişinas oluşturdu da geriye kalan binlerce musikişinas "etkisiz elemanlar" mı idiler? Elbette ki hayır. Binlerce pırlantanın içinden, kesimi, şekli ve parlaklığı biraz daha farklıca olan 100 tanesini seçmemiz gerekiyordu. Varlıklarıyla ve ürettikleriyle emsallerinden bir nebze daha farklılık ortaya koymuş ve bu özellikleriyle bir tür "vazgeçilmezlik" kazanmış 100 önemli musikişinas...
Böyle bir seçimin objektif kriterleri elbette vardı ve kullandık. Ancak bu işlem sonucunda elimizde 100 değil, 200'den fazla musikişinas kaldı.