| Yazar | : | Sinan Ceco |
| İsbn | : | 9786055595196 |
| Yayın Tarihi | : | 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 225 |
| Ölçü | : | 0 x 0 cm |
| Yayınevi | : | İst. Büyükşehir Kültür A.Ş. |
Her dem gizemiyle merak konusu olma özelliğini koruyan bu şehir, bilhassa fetihten başlayarak 18. yüzyıldan sonra da Batılı seyyahların uğrak yeri olmuştur. İstanbul'un büyülü iklimine kendini kaptıran pek çok Avrupalı ressam ve çizer, yaptıkları gravürlerle bu şehirle bütünleşmeye çalışmıştır. Kentin topografik, panoramik, ekonomik ve sosyal hayatı ile gelenek, görenek ve mimari dokusunu kâğıda nakış gibi tasvir eden Batılı seyyahlar, büyük bir kültür hizmeti ifa etmişlerdir.
Bir seyyahın, Galata Mevlevihane'sinde bir sema ayininde, dervişlerin dua ederken çıkardığı nefesinden, ya da insanlık için meleklerin kopardığı ezgili feryadını andıran, bastırılmış bir hüznü içeren, figanların bozduğu derin sessizlikten nasıl etkilenip, kâğıda nakşedişini bulacaksınız bu kitapta. İstanbul gravürlerine baktığımızda, müthiş bir gerçeklik duygusu verir insana. Geçmişin hiçbir zaman çekilememiş fotoğraflarıdır adeta; ancak fotoğraftan farklı olarak sadece görüneni belgelemez gravürler. Anlam yüklüdürler, yakından bakıldığında, çizgilere daldıkça kentin sırlarını, bilinmeyenini, görünmeyenini ve İstanbul'a atfedilenleri deşifre etmemizi sağlar.
İstanbul'un Yüzleri serisinin yeni kitabı, İstanbul'un 100 Gravürü, okuyucuya İstanbul'un geçmişiyle yüzleşme fırsatı verecektir. Belki ilk bakışta anlamsız gibi görünen figürler, aslında kentin ortak belleğindeki karşılıklarını ortaya koyar. Bu manada, gravürler üzerinden, yeni, bilinmeyen, az bilinen veya unutulmuş İstanbul hikâyelerini okumak mümkün. Bu kitaptaki gravürler, yapıldıkları dönemde kentin nasıl algılandığını da gözler önüne sermektedir.
Kaybolmuş bir kentsel gerçekliği yakalamanıza yardımcı olacağına inandığım İstanbul'un 100 Gravürü'nde, yok oluşun ötesinde, keşfedilmeyi bekleyen sanat eserleri de tanıtılmaktadır...