| Yazar | : | Aysel Çötelioğlu |
| İsbn | : | 9789944370790 |
| Yayın Tarihi | : | 2009 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 159 |
| Ölçü | : | 16,5 x 24 cm |
| Yayınevi | : | İstanbul Büyükşehir Bel. Kültür A.Ş. |
Yaklaşık 1600 yıl Doğu Roma ve Osmanlı gibi iki büyük imparatorluğun başkenti olan İstanbul, stratejik öneminin yanı sıra eşsiz güzellikteki topografyasıyla her dönemde Doğu'nun ve Batı'nın ilgi odağı olmuştur. Fatih Sultan Mehmed bu kente sahip olmanın önemini, Topkapı Sarayı'nın ilk girişi yeri olan Bab-ı Hümayun kapısına yazdırdığı inşa kitabesinde, "mübarek kaledir. Allah'ın isteği ile gücünü ondan alan tarafından 883 yılı Ramazan ayında inşa edilmiştir. Murad'ın oğlu, iki kıtanın hükümranı, iki denizin hâkimi, her iki dünyada Allah'ın gölgesi, doğu ve batı arasında Allah'ın yardımcısı, denizin ve karanın kahramanı, Kostantiniyye'nin fatihi, Allah her zaman ülkeyi korusun ve onu kuzey kutbundan yüce etsin" sözleriyle ifade etmiştir.
Fetihten sonraki erken dönemlerde ressamlar için kentin en önemli yeri kuşkusuz Sarayburnu ve tarihi yarımadadır. Batılı ressamlarca yapılmış ilk İstanbul resimleri de Sarayburnu'nu gösteren panoramik manzaralardır. Bunlar arasında İstanbul'a 1525 yılı civarında geldiği bilinen Flaman asıllı sanatçı Pieter Coeck van Aalst'ın İstanbul panoraması, Venedikli haritacı Giovanni Andrea Vavassore'nin (1495-1572) harita tarzında betimlediği İstanbul görünümü ve Danimarka asıllı ressam Melchior Lorichs'in (1527-1583) 11 m. uzunluğunda ve 21 parçadan oluşan İstanbul panoraması ilk örnekler olarak önem taşır. Gerçekçi ve gözleme dayalı bir anlayışla betimlenen bu resimler, 16. yüzyıl İstanbul'unun görsel belgeleridir. Osmanlı nakkaşlarının minyatür üslubundaki İstanbul betimlemeleri de 16. yüzyıl İstanbul'unu farklı bir yorumla belgeler. Özellikle nakkaş Osman'ın (öl. 1623), Sultan III. Murad'ın şehzadesi Mehmed'in 1582 yılında At Meydanı'nda yapılan sünnet düğünü şenliklerinin anlatıldığı Surname'de yer alan minyatürlerinde, İstanbul'daki günlük hayat, esnaf alayları, törenler büyük bir canlılıkla betimlenmiştir. Sanatçının Hünername'de yer alan Topkapı Sarayı betimlemeleri de yine son derece gerçekçi ve mimarlık tarihi açısından son derece önemli belgelerdir.