| Yazar | : | Türker Acaroğlu |
| Yayın Tarihi | : | 1976 |
| Ölçü | : | 20 x 28 cm |
| Yayınevi | : | Milli Eğitim Basımevi |
Yüzyıllar boyu OsmanlI, imparatorluğunun başkenti ve Cumhuriyetten bu yana da yurdumuzun en büyük kenti olan İstanbul; bilim, sanat ve her türlü çalışma konusunda Türkiye’nin başta gelen çevresidir. Sınırları Hazar kıyılarından Alp dağlarına uzanan dallı - budaklı koca ülkenin dört bucağından kopup gelen kişiler, bir akarsuyun kolları gibi hep bu kente akmış, hep ona boşalmıştır. Bu dolup taşan bilim ve sanat denizinde Türklüğün yüzünü ağartan pek çok kişi yetişmiş, pek çok eser yaratılmıştır. Birer dağ gibi görünen cami kubbeleri, göklere bizim destanımızı yazarcasına yükselen minareleri, bir tarafta daracık, ötede geniş sokakları, inişleri ve yokuşlarıyla beşyüz yılı aşkın bir süredir Türklüğün sembolü sayılan bu kent anlatılmakla bitmez. Ne var ki yalnız bizim değil, bütün bir dünyanın imrenerek baktığı bu kenti anlatmak da ayrı bir mutluluk veriyor kişiye.
Türklüğün yaşamıyla karışıp yoğurulmuş olan bu kentin yetiştirdiği ünlü kişilerden söz etmek, Yıllığın taşıyamayacağı bir sayfalar yığını olacaktır. Bu bakımdan, yalnız İstanbul’da doğup yetişenlerle, eserlerinde İstanbul’u canlandırıp yaşatanlar, kısaca ve belirgin özellikleriyle tanıtılmağa çalışılmıştır.