| Yazar | : | Erhan Altunay, Selçuk Eracun |
| İsbn | : | 9786053119203 |
| Yayın Tarihi | : | Temmuz, 2020 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 223 |
| Ölçü | : | 13,5 x 21 cm |
| Yayınevi | : | Destek Yayınları |
İstanbul kurulduğu ilk günlerden beri adeta bir içdeniz olan Marmara ve bununla bağlantısı olan Akdeniz ile Karadeniz in sunduğu en değerli hazine olan balık sayesinde çok önemli bir besin kaynağına kolayca ulaşılabilen bir kent olmuştur. Geleneksel söylenceye göre MÖ 7. yüzyıl ortalarında Megaralı sömürgecilerin kurduklarına inanılan Byzantion kenti de hem savunulması kolay hem de denizlerin birleşme noktasına hâkim olan konumu nedeniyle bugün Topkapı Sarayı nın olduğu noktada kurulduğu düşünülen bir yerleşimdir. Ancak bu yerleşim hakkında hiçbir somut veri yoktur. Topkapı Sarayı arazisi içinde düzenli bir arkeolojik kazı yapılmamıştır. Bu sebeple İstanbul’un bir kent olarak kesin kuruluş tarihi araştırılırken Byzantiona dikkatle yaklaşılmalıdır. Öte yandan, kentin Roma İmparatorluğu’na dahil olmasının ardından önemi beklenmeyen bir biçimde artmış ve yeni başkent olarak 11 Mayıs 330 da açılışı I. Konstantinos tarafından yapılmıştır. Törenlerle yapılan bu açılış hakkında ilk elden bilgiler dönemin tarihçilerinden elde edilmektedir. Ancak, kentin surları, kamu binaları, sarayları ve mezarlıkları hakkında bilgiler en erken bir yüzyıl kadar sonra elde edilebilmektedir. Bu bilgilerden hareketle binaların yerlerinin kesin olarak belirlenmesi mümkün değildir.
Ülkemizde yapılan arkeoloji alanında en önemli bulgular büyük ölçekli altyapı çalışmaları sırasında ortaya çıkmaktadır. Nitekim bu durum İstanbul için de geçerli olmuştur...