| Yazar | : | Aziz Nesin |
| İsbn | : | 9759038501 |
| Yayın Tarihi | : | Aralık, 2005 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 158 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Nesin Yayınevi |
KUMBARA HIRSIZI
Altı aydan beri İstanbul'un sokaklarında, iskele ve duraklarında, telefon odalarındaki otomatik telefonların kumbaraları çalınıyordu. Bir tedbir olmak üzere, Telefon İdaresi Almanya'dan yeni otomatik telefonlar getirtti. Bunların kumbarası telefon sandığıyla birlikte olduğundan, kumbaranın sökülmesi olanaksızdı. Ama bu sefer de hırsızlar, kumbarayla birlikte bütün telefon sandığını olduğu gibi çalıp götürmeye başladılar. Vapur iskelelerinde, postanelerde, garlarda ne kadar otomatik telefon varsa, hemen hepsi çalınmıştı. İdare, haftada bir yeni telefonlar koyuyor, ertesi gün, hatta o gün, yeni konulan telefon çalınıyordu.
Telefon İdaresi buna karşı başka bir tedbir düşündü.
Bir komisyon kuruldu. Uzmanlardan biri şu teklifi ortaya attı:
- Kumbaraları nasıl telefon sandığından sökülmez bir halde bütün yaptıysak, şimdi de telefon odasıyla, telefon sandığını birbirinden ayrılmayacak biçimde perçinli yapalım.
Bu buluş, komisyon üyelerine uygun geldiyse de içlerinden biri,
- Bu bir tedbir değil! Dedi.
-Neden?
- Biz bunu denedik, olmadı. Eskiden hiç olmazsa yalnız kumbaralar çalınıyordu. Çalmasınlar diye kumbarayı telefon sandığına perçinli yaptırdık, bu sefer olduğu gibi sandığı da birlikte yürüttüler. Şimdi, sayın arkadaşlarımız kumbarayı, telefonu, kutuyu ve odayı hep bir yapalım, perçinli olsun da birbirinden ayrılmasın diyorlar. Fakat düşünmüyorlar ki, hırsızlar bu sefer odayı da birlikte, topunu birden çalacaklarından İdare'mizin zararı daha büyük olur.
- Öyleyse ne yapalım? diye bir ses yükseldi.
- Yapılacak şey, hırsızlara komisyon yahut prim vererek, kumbaraları çalmamalarını kendilerinden rica etmektir.
- Ne hacet? Prim vereceğimize aylığa bağlayalım, alıp memur yapalım. Geç efendim, olur mu böyle şey?..