| Yazar | : | Besim Darkot |
| Yayın Tarihi | : | 1938 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 16 |
| Ölçü | : | 14 x 20 cm |
| Yayınevi | : | İst. Eminönü Halkevi Neşriyatı |
Şehirlerini benim kadar yahut çok daha iyi tanıyan münevver İstanbullular karşısında İstanbullun coğrafyası üzerinde söz söyleyişim, bilinen şeyi öğretmek iddiasından doğmamıştır. Sadece, hepimizin çok sevdiği bir şehre coğrafyacı gözü ile bakmak, İstanbul şehrini coğrafi bir metotla tetkik etmek istiyorum; yani size bildiğiniz malumatı verecek değilim, fakat muayyen bir plana göre, bazı bilgileri sıralayacağım.
Her şeyin tetkiki gibi, İstanbullu da gözden geçirirken,
onun hayatında üç safha ayırmak mümkündür.
1 Şehir nasıl doğmuştur?
2 - Nasıl yaşamıştır?
3 - Bugün nasıl yaşamakta devam ediyor?
Şehrin nasıl doğduğunu anlamak için, onun kurulmasına tesir eden tabii şartları tetkik ederiz. Şehri bu günkü yerinde tespit eden bir takım amiller vardır, bunlara tespit unsurları diyoruz; bu unsurlar esasında sağlam mıdır, yoksa şehir sırf sun'i şartlar içinde, çürük bir temel üzerinde, insan iradesiyle mi kurulmuştur?
Şehrin nasıl yaşamış olduğu meselesi daha ziyade tarihe aittir. Fakat coğrafyanın tetkik ajanı olan bu günü iyice kavrayabilmek için bu noktayı tamamıyla ihmal edemeyiz. Bahusus ki şehir kurulduğundan beri geçen asırlar içinde tarihin gayri müsait, hatta bazan mütecaviz icaplar ile karşılaşmıştır. Şehir, bu tesirlere nasıl mukabele etmiştir? İstanbullun tarihi mukavemetini ölçmekle onun kurulmasına müessir olmuş coğrafi şartların, yani tespit unsurlarının kuvvetini kontrol etmiş oluyoruz.
Nihayet, şehrin bu gün nasıl yaşadığı meselesi gelir ki, bunu tetkik etmekle, daha evvel dünü de göz önüne aldığımız için, yarın hakkında ortaya az çok yerinde bir hüküm koymağa imkan bulunmuş olur.