İstanbul'un Artığı
| İsbn | : | 9786056527807 |
| Yayın Tarihi | : | Kasım, 2o14 |
| Dil | : | Türkçe+İngilizce |
| Sayfa Sayısı | : | 136 |
| Ölçü | : | 11,5 x 19 cm |
Bu rakamların insanı kendisiyle yüzleştiren ve tedirgin eden özelliği ne kadar gerçekçi? Aslında bir anda hepimizi çevreci yapan, çöpümüzü evde ayrıştıran bu algı patlaması neyi ifade ediyor? Sanem Yardımcı bir makalesinde, Zizek’in “Ekoloji toplumların yeni afyonudur” sözünü yorumlarken, bu “aydınlanmayı” şöyle anlatıyor:
...Slavoj Zizek, bir yazısında ekolojiyi, kitlelerin yeni afyonu olarak, küresel kapitalizmin hâkim ideolojisi olma yolunda ideal bir aday olarak değerlendirir. Zizek, küresel kapitalizmin terör korkusu ekseninde yarattığı güvensizlik ortamıyla, ekolojistlerin dünyanın bir felaket sonucunda yok olacağı korkusundan beslenen, değişim, gelişme ve ilerlemeye karşı güvensizlikleri arasında paralellik kurar. Ona göre ekoloji de tıpkı din gibi, hikmetinden sual olunmaz bir otorite oluşturur, yani doğayı kutsallaştırır; onu bütünüyle kavranamazmış gibi, içinde daima bir gizem saklıymış gibi} güvendiğimiz ve baskı altına alamayacağımız bir güç gibi” kavramsallaştırır. (...) Çevreciliğin kapıdan kovduğu siyaset, bacadan egemen siyaset algısı şeklinde geri döner, küresel kapitalizmin güvensizlik ortamıyla felaket senaryolarının birleşmesinden adeta yeni bir din yaratır...