| Yazar | : | İo Çokona |
| İsbn | : | 9786054307630 |
| Yayın Tarihi | : | Ekin, 2010 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 149 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayınevi | : | Heyamola Yayınları |
Güzellikler bazen başkalarının gözlerinde uyandırdıkları hayranlık sayesinde fark edilirler. Bir arkadaşının, her gün görmekte olduklarına bakış şeklinden ve hayranlığından içinde yaşadığın ortamın ihtişamının ayırdına varırsın. Ben de benzer duygular yaşadım. Masallar diyarı bir şehirde, masallar diyarı bir semtte doğup büyüdüğümden gözlerim güzelliğe alışmıştı ve her yerin öyle olduğunu sanıyordum.
Evim, Pera'nın dışı oya gibi işlenmiş yüksek tavanlı apartmanlarından biri, okulum pazar günleri ibadet ettiğim yanı başındaki görkemli kiliseyle uyumlu bir bütün oluşturan bir mimarlık şaheseri, alışverişlerimi yaptığım sokak efsanevi İstiklal Caddesi, Fransızca dershanem eskiden Fransa Konsolosluğu'nu barındıran tarihi saray yavrusuydu. Gündelik yaşantım buydu. Birbirlerine benzeyen günlerin koşuşturması bu sokaklarla bu binaların arasında geçiyordu.
Yüksek öğrenim görmek için Atina'ya gittiğimde, yaşamımla özdeşleşen bu ortamı nasıl özleyeceğimi tahmin bile edemiyordum. Şansıma, aynı derecede güzel ve tarihi bir şehre taşınıyordum, ama benim İstanbul'um değildi... Ailemi görmeye her gelişimde daha önce dikkatimi çekmeyen ayrıntılar keşfediyordum. Kendi kentimde turist gibiydim. Üniversiteden arkadaşlarıma sevgili sokaklarla meyhanelerde rehberlik ederken gözlerindeki hayranlık beni şaşırtıyordu.