İstanbulum 1 - Fatih'te Geçen Kırk Yılın Hikayesi

Yazar : Abdullah Uçman
İsbn : 9786054307159
Yayın Tarihi : Ekim, 2009
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 184
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Heyamola Yayınları

Nüfus cüzdanımdaki kayda göre 1951 yılının 17 Şubat'ında, daha sonraki yıllarda evde anlatılanlara bakılırsa, soğuk bir kış günü Edirne'nin Taşlık semtinde dünyaya gelmişim. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım henüz şehirleşmenin ve şehirleşmeyle birlikte beton yapıların şehrin siluetini bozmadığı, tek katlı veya iki katlı ahşap evlerde insanların birbiriyle samimiyet içinde, dostça ve kardeşçe yaşadığı, komşuluk ilişkilerinin gerçekten var olduğu; hayatın huzur ve sükûn içinde akıp gittiği ya da bizim öyle zannettiğimiz günlerde Edirne'nin Kıyık semtinde geçti. İlkokulu, ortaokulu ve liseyi Edirne'de okudum. 1960-1970 yılları arasında civardaki köylerden şehre at ya da öküz arabalarıyla gidilip gelindiği o günlerde, bir şehirden başka bir şehre, hele İstanbul'a gidip gelmek bugün olduğu gibi, hiç de öyle kolay değildi. 70'li yıllarda bile otobüsle Edirne'den İstanbul'a beş-altı saatte gidilebildiğini hatırlarsak, böyle bir yolculuğun hem pahalı hem de oldukça meşakkatli bir şey olduğunu söylemeye bile gerek yok! Hatırlayabildiğim kadarıyla, İstanbul'a ait birtakım fotoğrafları, önce ilkokul kitaplarımızda görmüş, okul ve mahalle arkadaşlarımın çoğu gibi ben de en çok "deniz''i merak etmiştim. Edirne'de nehirler vardı ama herhalde deniz, nehirden çok farklı idi. Deniz denilince, sadece, hep o ilkokulda dünyanın yuvarlak olduğuna dair bahsedilen meşhur örnekteki, bir geminin denizde gide gide bir süre sonra ufukta kayboluşunu hatırlardık. Hafızamda o yıllara ait çok net görüntüler yok ama galiba ilkokul üçüncü sınıf ta iken sınıftaki bütün arkadaşlarımıza hediye olarak verilen büyük boyda ansiklopediye benzeyen bir kitapta Sultanahmet Camii'ne ait olduğunu tahmin ettiğim o muhteşem minareleri, yine Sultanahmet'teki Dikilitaş'ı ve Çemberlitaş'ı hayal meyal hatırlar gibiyim. İstanbul'a ait bu ilk izlenimler arasında galiba bir de, kitaplarımızdan birinde biraz masalla karışık olarak anlatılan Kız Kulesi yer alıyordu. O yıllarda İstanbul'da biri Bakırköy'de oturuyor diye bahsedildiğinde sadece Sabahat teyzemle (Tanık) Mustafa hoca ve onlarla aynı mahallede oturan yakın uzak akrabalarımız hatırlanıyordu…
******
DİKKAT!
İstanbul Kitapları (7654 kitap)
ve
Osmanlı Kitapları (2586 kitap)
Koleksiyonları satılıktır.
Çok kıymetli ve nadir kitapları da kapsayan bu
Koleksiyonları almak isteyenler
İletişim paragrafından lütfen mesaj gönderin...